YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11564
KARAR NO : 2011/188
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ- … K.T.K.
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında,davaya konu, … Köyü 109 ada 59 ve 128 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/30 Esas sayılı dosyasında tescil davası bulunduğu nedeniyle malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacıların çekişmeli taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescili istemiyle açtığı tescil davası, haklarında kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ve dava konusu 109 ada 59 sayılı parselin, 04/07/2006 tarihli krokide (A) ile gösterilen 1396,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına tesciline, geri kalan 34090,74 m2 bölümünün ve 109 ada 128 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin tarih19/01/2007 gün ve 2006/16756- 2007/450 sayılı ilamı ile (karara dayanak alınan bilirkişi raporunda, 109 ada 128 parsel ile 109 ada 59 sayılı taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğrafında boşluk olarak görünen bozulmamış orman toprağı olduğu belirtildiği halde, bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu gözetilmeksizin, sonuç bölümünde saptanan bulgularla çelişecek biçimde orman sayılmayan yerlerden olduğu yolunda görüş bildirildiği gözlenmiş olup,bilirkişi raporunun bu hali ile, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığından, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, önceki rapordaki çelişkileri giderecek biçimde, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de yöntemince uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra REDDİNE, … Köyü 109 ada 59 ve 128 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğinde HAZİNE adına TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu yoktur.
-2-
2010/11564-2011/188
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.Şöyle ki;karara dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, 109 ada 128 parsel sayılı taşınmazın 1949 tarihli hava fotoğrafında açık alanda kaldığı, 1979 ve 1987 tarihli memleket haritalarında büyük bir kısmının açık alanda kaldığı ancak, fiilen orman toprağı özelliğinde ve üzerinde ardıç ağacı bulunan ve ormanla bütünlük gösteren yerlerden olduğunun belirtildiği, yine dava konusu 109 ada 59 parsel sayılı taşınmazın 1949 tarihli hava fotoğrafında açık alanda kaldığı,1979 ve 1987 tarihli memleket haritalarında büyük bir kısmının açık alanda kaldığının belirtildiği, rapora eklenen memleket haritasında yargıtay denetimini sağlayacak biçimde çevre parsellerin gösterilmediği gözlenmiş olup, bu durumda raporlar arasında çelişki bulunduğu gibi, yöreye ait 1979 tarihli ve 1987 tarihli memleket haritalarından daha eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritası bulunulabileceği gözetilerek, bu çelişkileri giderecek biçimde yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulanmaksızın, çelişkili rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle; mahkemece, öncelikle, davaya konu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin 1979 tarihinden önceki en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası bulunup bulunmadığı orman işletme müdürlüğünden sorulup tespiti ile varsa, bulunduğu yerden getirtilerek dosyaya eklenmeli, yine dava konusu taşınmazlara komşu parsellerin tespit tutanaklarının dayanak kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren getirtilerek dosyaya eklendikten sonra, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin dayanak kayıtları yöntemince uygulanarak dava konusu taşınmazın bulunduğu yönü ne olarak gösterdiği araştırılıp saptanmalı tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 18/01/2011 günü oybirliği ile karar verildi.