Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11574 E. 2010/12422 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11574
KARAR NO : 2010/12422
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … İlçesi … Köyü … mevkii 346 ada 68 parsel sayılı 40000,36 m2 yüzölçmündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve Ekim 1999 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydıyla Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili, davacı gerçek kişi ise taşınmazın kendisine ait olduğu ve Hazine ile ilgisinin olmadığı, yararına kazandırı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının REDDİNE, davacı …’nun davasının KABULÜNE, 346 ada 68 sayılı parselin tesbitinin iptaline ve … adına tapuya tescline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde önce orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesine göre yapılmış, bi işlemde çekişmeli parsel kısmen orman olarak sınırlandırılmıştır.
Eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle, Orman Yönetiminin davasının reddine, davalı gerçek kişinin davasının kabulüyle, parselin tesbitinin iptaline ve… adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmişse de;
Temyiz incelemesi sırasında getirtilen belgelerden, çekişmeli parselin komşularından dava dışı 346 ada 69, 70, 71, 73 sayılı parsellerin Orman Yönetiminin açtığı davasının kabulüne ve orman niteliğiyle Hazine adına tescillerine ilişkin kadastro Mahkemesi kararlarının kesinleştiği, güney ve batı komşusu 346 ada 89 prasl sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı ancak davalı olduğu, kuzey batısınaki dava dışı 346 ada 65, 66, 67 sayılı parsellerin gerçek kişiler adına tesbitlerinin itirazsız kesinleştiği, kuzey doğusundaki yol ötesinde bulunan 313 ada 13 ve 14 sayılı parsellerin davalı olduğu görülmektedir.
04.04.2005 tarihli keşif tutanağına geçirilen mahkeme gözleminde, çekişmeli parselin %40 eğimli, üzerinde alıç, armut ve eğrik ağaçları bulunduğu, kısmen sürülüp, kısmen sürülmediği ve toprak işlemesi yapılmadığı, sürülmeyen kısmının taşlık olduğu belirlenmiş, 28.07.2005 tarihinde Ziraat Yüksek Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; taşınmazın killi, kumlu, taşlı, yer yer yoğun taşlı toprak derinliğinin az olduğu, üzerindeki taşların belli yerlere toplanıp yığıldığı, bir bölümünde toprak işlemesi yapıldığı, diğer bölümününün sürülü olmadığı ve 10-15 yıldır toprak işlemesinin yapılmadığı, eğimin % 42 olduğu, üzerinde 4 yabani armut, 47 adet alıç, 4 erik ağacı, bulunduğu, taşınmazın güneyinde mera kuzeyinde ise yol bulunur. Toprak yapısı ve bitki örtüsü yönünden mera niteliğinde olmadığı, Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi Sami Dinçer tarafından düzenlenen 14.07.2005 tarihli raporda da, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü ve toprak yapısı aynen ziraat bilirkişi gibi tarif edilikten sonra, yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. Madde hükümlerine göre yapılan orman kadastorsunda, 102 ila 103 nolu OTS hattı ile çekişmeli taşınamzın (A) ile gösterilen 19875,15 m2 bölümünün orman sınırları içinde, (B) ile gösterilen 20125,25 m2 bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı, 1963 baskılı Memleket haritasında seyrek çalılıklar olan beyaz alanda kaldığı, amenajmanda… olarak nitelendiği, 1975-1976 tarihli Hava Fotoğrafında açık alan olarak görüldüğü, sonuç olarak orman sayılmayan yer olduğu bildirilmiş, raporlara eklenen memleket haritasında beyaz boyalı ibreli ve yapraklı ağaç sembolleri bulunan yer de, başka deyişle tam kapalılık oluşturmayan orman ağaçları bulanan alanda işaretlenmiştir.
Mahkeme gözlemi, orman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarında tarif edilen özelliklerine göre çekişmeli parselin tamamının geriye doğru en az 10-15 yıldır tarımda kullanılmadığı gibi, eğimi ve üzerindeki bitki örtüsü yönünden güneyindeki sınırlaması itirazsız devlet ormanı olarak kesinleşen devlet ormanı ve hükmen orman alanı olarak kadastro tesbiti kesinleşen parseler ile aynı yapıda devlet ormanı olduğu anlaşılmaktadır. Bu maddi ve bilimsel bulgular karşısında, taşınmazın tarım alanı olarak zilyet edildiği yönündeki, soyut yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilemez.
O halde, eğimi % 12’den fazla olan tamamen veya maki cinci ağaçcıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi ve 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu tür yerlerin 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği gözetilerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne, davacı gerçek kişinin davasının reddiyle, parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanana nedenlerle davalı Hazine ve davacı … Yönetiminin temiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 14.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.