YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11601
KARAR NO : 2010/12398
KARAR TARİHİ : 14.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tavzih istemine ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Orman Yönetimi 26.02.2010 günlü dilekçesiyle, açtıkları davanın kabulüne, … Köyü 1923 sayılı parselin ekli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kararının Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği, ancak 16.09.1998 tarihli belediye encümeni kararı ile 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemesine tabi tutulması nedeniyle 1923 sayılı parselin kütükteki sayfasının kapatıldığı, 60 m2 bölümünün … olarak ayrılıp, 37 m2’sinin 20021 ada 1,75 m2’sinin 20022 ada 6, numaralı imar parsellerine gittiği, 22.05.2002 tarihli ve 88 sayılı encümen kararına göre 20021 ada 1 sayılı parselin 2 ve 3 nolu parsellerle ayrıldığı, bu nedenle kesinleşen mahkeme kararının infaz edilemediği, tavzih ile 1923 sayılı parsele ilişkin hükmün gitiği 20021 ada 1, 2 ve 20022 ada 12 sayılı parsellere yaygınlaştırılmasını istemiştir. Mahkemece, mahkemenin ……..2008 gün ve 2004/502-164 sayılı kararı ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.12.2008 gün ve 2008/15435-19157 sayılı onama kararındaki açıklamalara göre tavzihi gereken bir durum olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş mahkeme kararın hüküm fıkrasında yer alan taşınmaz bölümlerinin yüzölçümlerinin tavzih yoluyla düzeltilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1998 yılında yapılıp, 25.12.1998 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dava konusu … Köyü 1923 sayılı parsel 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 172 m2 yüzölçümünde ev ve bahçesi tarla niteliğiyle, dava dışı 1922 ila 1931 sayılı parsellerle bir bütün olduğundan taksim ve satıştan söz edilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiş, … Yönetiminin tapuya dayalı olarak açtığı davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesi kararının kesinleşmesi sonucu … adına tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen raporlarla çekişmeli parselin tamamının 1942 yılında yapılıp kesinleşene orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, Fen Bilirkişi Metin Delibaş tarafından düzenlenen 28.04.2008 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen 5 m2 bölümünün dışında kalan 167 m2 bölümünün sonraki tarihlerde yapılan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamalarında da durumunun değişmediği, … Belediye encümeninin 16.09.1998 gün ve 464 sayılı kararıyla, 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesine göre arsa ve arazi düzenlemesine tabi tutulduğu ve çekişmeli parselin zemininin imar yolu olarak belirlendiği, çekişmeli parselin maliki olması nedeniyle, davalı …’a 7104 m2 yüzölçümündeki 20021 ada 1 sayılı parselden 37/7104 pay, 2505 m2 yüzölçümündeki 20022 ada 6 parselden 72/2400 pay verildiği, bu parsellerden 20021 ada 1 parselin ise imar uygulamasıyla, 5040 m2 yüzölçümündeki 20021 ada 3 parsele, 23330 m2 yüzölçümündeki 20027 ada 2 sayılı parsele gittiği, 20022 ada 6 sayılı parselin ise imar görerek 20022 ada 12 parsele gittiği, … Köyü 1923 sayılı parselin tapudaki sayfasının, dava tarihinden önce kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Tapu iptal tescil davalarında davalı sıfatının tapu malikine ait olduğu, dava tarihinden önce … köyü 1977 sayılı parselin arazi ve arsa düzenlemesinde sayfasının kapatıldığı, bu nedenle …’ın davalı sıfatının bulunmadığı, imar uygulamasında kesinleşen orman sınırları içinde kalan imar yolları ve benzeri yerler için, Orman yönetimi tarafından düzenlemeyi yapan belediye aleyhine, İdari Yargıda dava açılabileceği gözetilerek davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla (A) bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, kararı davalı gerçek kişi değil davacı … Yönetimi temyiz ettiğinden temyiz edenin sıfatına göre onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.