YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11714
KARAR NO : 2010/12797
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki aplikasyona itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve arkadaşları davalı … Yönetimi aleyhine 16.12.2005 havale tarihli dilekçeleriyle, 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditi sırasında … Köyü … mevkii 546 sayılı parselin tamamı orman sınırı dışında olduğu halde, 3302 Sayılı Yasa hükmüne göre 2003 yılında yapılıp 20.06.2005 ila 20.12.2005 tarihlerinde ilan edilen aplikasyon ve (2/B) uygulaması sonucu hatalı işlemle taşınmazın 1000 m2 bölümünün orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile bu bölün orman sınırları dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … Köyü 546 sayılı parsele ilişkin Orman Kadastro Komisyonu işleminin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan aplikasyona itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2000 yılında yapılıp 20.06.2005 ila 20.12.2005 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Yörede 1955 yılında yapılan genel kadastroda … Köyü, … Yeri Mevkii 546 parsel sayılı 3120 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle 390 yazım numaralı vergi kaydı ve K. Sani 1308 Y. Tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydıyla öncesinde 542 ila 549 sayılı parsellerin bir bütün olduğundan söz edilerek Nuri Türkmen adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir. İntikal ve taksim ile …, Sedat, teslime, kemal ve … adına paylı olarak tescil edilmiştir.
Kesinleşmiş orman tahditi ve daha sonraki aplikasyon ve 2/B uygulamalarına ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin 1944 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 2000 yılında yapılan ve 20.06.2005 tarihinde ilan edilen aplikasyon sırasında, 11805, 11806, 11807, 11808, 11809 numaralı orman sınır noktalarının yanlış aplike edilerek, parselin bir bölümünün orman sınırları içinde aplike edildiğinin belirlendiği, aplikasyon ile orman sınırlarının değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi ve fen bilirkişi raporunda çekişmeli parselin 1944 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, raporlarına ekledikleri krokide çekişmeli parselin 1944 yılı orman tahditinde kısmen orman olarak sınırlandırıldığı, 2000
yılında yapımına başlanan ve 2005 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu işleminde orman sırları içinde bırakılan bölüm ile birlikte, 1944 yılı orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılan bir kısmının daha, 2005 yılında ilan edilen aplikasyon işleminde orman sınırları içinde bırakıldığı görülmektedir. Mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmazın 1944 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı halde 2005 yılında orman olarak sınırlandırılan bölümlerinin, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devlet ormanı olarak sınırlandırılacak yerlerden olup olmadığı, yöntemince araştırılmamış, eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilen bölümün devletleşen orman alanı olup olmadığı dayanak bilirkişi raporunda açıklanmamış, davanın, 1944 yılı orman tahditi dışında olduğu halde yanlış aplikasyon ile orman olarak sınırlandırma işlemine itiraz olduğu, 1944 yılı orman tahditi içindeki bölümler yönünden hak düşürücü sürelerin çoktan geçtiği ve işlemlerin kesinleştiği bu nedenle, 1944 yılı orman tahditi içinde kalan bölümler için itiraz yada dava yolunun kalmadığı, davanın 2005 yılında ilan edilen aplikasyona itiraz olduğu, daha önce kesinleşen orman tahditi dışında olan yerlerin dava konusu edildiği gözetilmeden ve bu bölümlerin hukuki durum ayrı ayrı tartışılmadan, davanın kabulüne ve taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.
Yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditinin 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılıp kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; çekişmeli parselin 1944 yılı orman tahditi sınırı dışında kalan bölümlerinin orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenemez. Çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptanamayacağından, çekişmeli parselin bu bölümlerinin orman olup olmadığının 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle yörede 1944 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahditine ilişkin tutanak ve haritalar ile 2000 ila 2005 yılları arasında yapıldığı anlaşılan orman tahditine ilişkin işe başlama, çalışma ve sonuçların askı ilan tutanakları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösteren orman tahditinin aplikasyonuna ilişkin harita ve tutanaklar, çekişmeli yeri geniş çevresi ile birlikte gösteren arazi kadastro paftası, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak, getirtilen orman kadastro tutanak ve haritaları ile arazi kadastro paftası, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları yöntemince uygulanmalı, uygulamada yerel bilirkişi beyanlarına başvurulmalı, yerinde bulunmayan orman sınır noktaları,
bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu, çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında ne şeklide nitelendirildiği saptanmalı, eski tarihli haritalar, 1944 orman tahdit hattı, 2005 yılı aplikasyon hattına göre konumunun belirlenmesi, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması, bitki örtüsü, toprak yapısı ve çevresinin incelenmesi, genel kadastro paftası, orman tahdit haritası ve aplikasyon haritası ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları ölçekleri, koordinat değişimi ve diğer aplikasyon yöntemleriyle eşitlenerek, çekişmeli parsel ve geniş çevresinin bu haritalarda ve fotoğraflardaki konumu gösteren, taşınmazın hangi bölümünün hangi haritada hangi bölümde kaldığına ilişkin ifraza ve infaza olanak veren, ayrı renkli kalemlerle işaretli birleşik kroki ve haritalar düzenlettirilmeli, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli,
Yapılan araştırma ve düzenlenen bilirkişi raporları ile çekişmeli parselin 1944 yılı orman tahditi içinde kalan bölümlerine ilişkin davanın hak düşürücü sürelerin geçmesi ve bu bölümlerin orman sınırları içinde aplike edilmesi yeni bir sınırlama işlemi olmadığından, bu bölümler için açılan aplikasyona itiraz davasının reddine,
1944 yılı orman tahditi dışında olmakla birlikte öncesi itibariyle devletleşen ve iadeye tabi olmayan orman niteliğinde olduğu tesbit edilen yerler ile 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince eylemli devlet ormanı olduğu belirlenen bölümlerin, 15.07.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 26/c ve 26/h maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılabileceği, başka bir deyişle, bu yerlerin orman sınırları içinde aplike edilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, bu bölümlere ilişkin davanın reddine,
1944 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olmadığı ve 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesi gereği eylemli devlet ormanı olmadığı belirlenen ancak buna rağmen itiraza konu 2005 yılında ilan edilen işlemle orman sınırları içinde aplike edilen bölümlere ilişkin davanın ise reddine karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ve yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarda açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 21.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.