YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11722
KARAR NO : 2010/13125
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki EL ATMANIN ÖNLENMESİ VE TAZMİNAT davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 18/03/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … İLE … VE ARK. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07/04/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davalı … İLE … VE ARK. ile davacı HAZİNE vekili Avukat … …geldiler başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Orman Yönetimi tarafından davalılar … ve …’e … Köyü, 443 parsel sayılı 28.720 m2 yüzölçümlü taşınmazda 1999/12 numaralı taş ocağı ruhsatı gereğince, 04.11.1999 tarih ve 2064 sayılı olurla, 27.05.2002 tarihine kadar stabilize ocak işletme izni verildiğini, yine Orman Yönetimince istek üzerine davalılara ocak sahasına ulaşım için 08.11.1999 tarih 720 sayılı olurla 13473 m2 yüzölçümündeki ormanlık alanda 3 yıl süreli yol izni verildiğini, ancak, Orman Yönetimince yol izni verilen ormanlık alandaki izin sahasının yıllık kontrolü sırasında, izin sahasının dışına taşma olduğunun belirlendiğini ve bu nedenle 05…..2001 tarih 352 sayılı olurla yol izninin iptal edildiğini, 14.05.2001 tarihinde davalı … işletmeciği adına davalılar … ve …’nın … Köyü … mevkiindeki 26.000 m2’lik ormanlık alanda stabilize ocağı açarak işletme isteminde bulunduğunu, yapılan araştırmalarda davalıların izinsiz olarak mülkiyeti Hazineye ait olan ormanlık alanda ocak işlettiklerinin tespit edildiğini, … Sulh Ceza Mahkemesinin 26.01.2004 tarih 2001/229 Esas 2004/44 Karar sayılı kararıyla devlet ormanında izinsiz olarak ocak açıldığı ve ormanlık alana tecavüz olduğunun belirlendiğini, yine 79 nolu bölmede yer alan devlet ormanında açma yaparak stabilize malzeme almaktan dolayı davalılar hakkında … Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/581 Esas sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/22 D….. dosyasıyla yapılan tespitteki teknik bilirkişi raporuna göre 471, 472 ve 632 sayılı parsellerin tamamında yani 41880 m2’lik alanda izinsiz olarak ocak açıldığının ve 25.031 m2’lik kısımdan stabilize malzeme alındığının saptandığını,inşaat bilirkişi raporuna göre ise, 371.358 m3 rezerv olduğu, bunun % 40 düşüm yapılmak suretiyle 223.000 m3’ünün ekonomik değerinin olacağı ve alınan malzeme bedelinin 133.800.000.000.- TL olduğunun belirtildiğini, tespit dolayısıyla 219.000.000.- TL masraf yapıldığını, davalıların el atmasının artarak devam ettiğini ve zarar miktarının da arttığını, bu nedenle ihtiyati tedbir yoluyla dava sonuna kadar taş ocağı faaliyetinin
durdurulması, davalıların taşınmaza el atmalarının önlenmesi ile, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak üzere, 133.800.000.000.- TL zararın tazmini ile tespit için yapılan 219.00.000.- TL masraf ile birlikte toplam 134.019.000.000.- TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir yoluyla taş ocağı faaliyetinin durdurulması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece DAVANIN KABULÜNE; … Köyü, Pafta No:16, 471,472 ve 632 parsel sayılı taşınmazlara davalıların el atmasının önlenmesine; 133.800.00.- YTL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı HAZİNE vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılıp 22/09/1995 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosuna ve eski tarihli memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli 471, 472 ve 632 parsel sayılı taşınmazların orman sınırı içinde kaldığının ve öncesinin de orman oluğunun saptandığı, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan kamu malı orman olduğundan, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak bulunmadığı,
2- Çekişmeli 471 ve 472 parsel sayılı taşınmazlar halen davalı … ve … ile bunlardan başka bir çok kişi adına tapuda paylı kayıtlı ise de, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalması nedeniyle … Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/180 sayılı dosyasında tapu iptali ve tescili davası açıldığı bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulmasının da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremeyeceği, malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı , başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı,
3- Dava konusu 632 numaralı parselin koru cinsiyle tespit tutanağının düzenlendiği ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde 04.09.2006 tarih 6189 yevmiye ile (devlet ormanı olup satılamaz – devredilemez) şerhinin bulunduğu ve bu parselin de kesinleşen orman kadastro sınırı içinde bulunduğu, ancak 1956 yılında 632 numaralı koru cinsi ile tespit tutanağı düzenlenerek tutanak aslının … Kadastro Müdürlüğünün 20.11.1956 gün 778 sayılı yazısıyla … Kadastro Mahkemesine gönderilip aynı tarihte teslim edildiği, mahkemenin 38 sayılı yazısı ile Kadastro Müdürlüğüne bildirildiği, ancak daha sonra 632 parsel hakkında ne gibi işlem yapıldığının anlaşılamadığı, … Kadastro Mahkemesince düzenlenen 13…..1997 günlü tutanakta, Kadastro Mahkemesi arşivinde bulunan evrakların 04-05.08.1994 tarihinde Cumhuriyet Savcısı tarafından…’ya gönderildiği, bu sebeple tutanağın ve dava dosyasının akıbetinin ne olduğunun belirlenemediği anlaşılmakta ise de dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosunda çekişmeli 632 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içinde kaldığının ve öncesinin de orman oluğunun saptandığı, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan kamu malı orman olduğundan , özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak bulunmadığından, 632 numaralı parselin tespit tutanağının Kadastro Müdürlüğünce yeniden düzenlenip gerekli askı ilanları yapılarak olağan yönteme göre tapuya tescilinin sağlanması mümkün olup, yeniden düzenlenecek tutanağına itiraz olunması halinde de taşınmazın orman kadastro sınırı içinde ve orman sayılan yer olması nedeniyle orman niteliğinde Hazine adına tescil edileceğine göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL vekalet ücretinin davalı … İLE … VE ARK.’dan alınarak davacı HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının davalılara yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/10/2010 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece davanın kabulüne, 471, 472 ve 632 sayılı parsellere davalıların elatamasının önlenmesine ve 133.800.- YTL.’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de;
471 ve 472 sayılı parseller halen davalılar adına tapuda kayıtlı olup, Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/180 Esas sayılı dosyasında devam etmektedir. Bu nedenle, tapu kayıtları iptal edilmeden elatmanın önlenmesine karar verilemeyeceğinden 2010/180 Esas sayılı davanın sonucunun beklenmesi gerekir.
632 sayılı parsel ise halen itirazlı olup, Kadastro Mahkemesi dosyası…’ya gönderildiğinden bu parselin de tapu kaydı kesinleştikten sonra elatmanın önlenmesi konusunda karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de, davalılar çekişmeli yerlerden alınan malzeme miktarını kabul etmediklerinden bu konuda tarafların delilleri toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davalı … İşletmeciliğinin tüzel kişiliği olmadığı, diğer davalıların bu işletmenin ortağı oldukları anlaşıldığından, … yönünden davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.