Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11741 E. 2010/12794 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11741
KARAR NO : 2010/12794
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

… Köyü 245 ada 8 parsel sayılı 41548,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla ve palamutlu tarla niteliğiyle öncesinde dava dışı ayna ada 4 ve 7 sayılı parseller ile bir bütün olarak Mayıs 1940 tarih 54 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından söz edilerek … ve arkadaşları adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir. Davacı Hazine, 1998 yılında yapılan tespit sonucu 13.05.1940 tarih 54 numaralı tapu kaydına göre tarla ve palamutluk niteliğiyle tapuya tescil edilen 41548,78 m2 yüzölçümündeki … Köyü 245 ada 8 sayılı parselin taşlık ve çalılık olduğu, tarıma elverişli olmadığı, zilyetlik koşulları oluşmadığı iddiasıyla davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi davaya katılmıştır. Mahkemenin davaların kısmen kabulüne ve çekişmeli … Köyü 245 ada 8 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 4315,99 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, taşınmazın diğer bölümüne ilişkin davasının ise reddi yönündeki 08.06.2004 gün ve 2004/96 – 124 sayılı kararı, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.06.2006 gün ve 2006/9019-9497 sayılı kararıyla “Kadastro tesbitinde esas alınan tapu kaydının yöntemince uygulanıp, kapsamının belirlenmesi, bilirkişilere uygulamayı gösteren kroki düzenlettirilmesi, tapu kaydının diğer revizyonları ile ilgili Orman Yönetimi ve Hazine tarafından dava açılıp açılmadığının belirlenmesi, aynı tapunun uygulandığı parsellere ilişkin davaların birleştirilmesi, tapu kaydı kapsamı dışındaki bölümlerin zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığının saptanması, 6831 Sayılı Yasanın 1/H maddesi gereğince palamut meşelerinin kural olarak orman ağacı olduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalmasının ağacın niteliğini değiştirmeyeceği, orman ağaçlarının kapsadığı alandaki zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun zilyetlik olmadığının gözetilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez yine davaların reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli … Köyü 245 ada 9 sayılı parselin bulunduğu yerde 1968 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen orman tahditi vardır. Daha sonra 1981 yılında yapılıp, 29.04.1983 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1984 yılında yapılıp 22.07.1984 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı gereği yapılan araştırma sonunda çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve tesbite esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle davaların reddine karar verilmişse de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Şöyle ki; kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, soyut yerel bilirkişi beyanları ile yetinilmiş, revizyon komşularının tümü getirtilmemiş, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmemiştir.
6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 1/H maddesi gereğince, “Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleri ile özel mülkiyette bulunan ve muhitin hususiyetlerine göre yetişmiş veya yetiştirilecek olan kızılağaçlıklar ile aşılı kestanelikler, fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri dahil olmak üzere her nevi meyveli ağaç ve ağaççıklar” orman sayılmaz ancak bu tür yerlerin tapu kayıtlarının kapsamı ancak yüzölçümü değer verilerek saptanabilir. Tapu kaydının yüzölçümünden fazlası başka deyişle kayıt fazlası 6831 Sayılı Yasanın 1/H maddesi kapsamında değerlendirilemez.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı yeterince yaşlı yerel bilirkişi vasıtasıyla yöntemince uygulanarak, çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı saptanmalı, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, taşınmazın palamutluk niteliği nedeniyle tapu kaydının kapsamı yüzölçümüne değer verilerek saptanacağından, tapu kaydı sabit şahıs sınırlarından başlanarak uygulanıp yüzölçümü ile kapsadığı alan belirlenmeli, fen bilirkişiye uygulamayı gösteren kroki düzenlettirilmeli, oluşacak sonuca göre çekişmeli parselin tapu kaydı kapsamında kalmadığı, başka deyişle tapu kaydının burayı kapsamadığı belirlendiği taktirde, çekişmeli parselin belirlenen palamutluk niteliği nedeniyle zilyetlik edinilecek yerlerden olmadığından, Hazinenin ve Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmeli,
Yapılan uygulamada, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının çekişmeli parseli sınırları itibariyle kapsadığı belirlendiği taktirde, yüzölçümü ile geçerli kapsamı 6831 Sayılı Yasanın 1/H maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edileceğinden, tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamında kalan bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmeli, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 4315,99 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın kabulü yolundaki ilk kararın, davalı gerçek kişiler aleyhine kesinleştiği de dikkate alınmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 21/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.