Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11834 E. 2010/13060 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11834
KARAR NO : 2010/13060
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… Köyü … Mevki 101 ada 2186 parsel sayılı 687.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında betonarme ev ve arsası niteliği ile davacı adına tespit edilmiştir. Davacı kendisi adına tespit edilen 101 ada 2186 nolu parsel ile bir bütün olarak kullandığı bu yerin bir bölümünün orman olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek ve Hazine ile Orman Yönetimine husumet yönelterek bu bölümün adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının hak iddia ettiği yerlerin 1058.74 m2 bölümünün park niteliğinde köy tüzelkişiliği adına tespit edilen 101 ada 1583 sayılı parsel içerisinde, bir bölümünün de 2000 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığından; 1583 parsele yönelik davanın husumet yönünden, fen bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölüme yönelik davanın ise hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1995 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 27/ 06/ 2000 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
1) Kadastro mahkemesi orman sınırı içinde kalan bölüm yönünden kendisini görevli görerek işin esası hakkında hüküm kurmuşsa da, çekişmeli taşınmazın (B) harfli bölümünün 1995 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılması nedeniyle tespit tutanağının düzenlenmediği anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi ve H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararı gereğince kadastro mahkemesinin görevi taşınmaz mal hakkında tesbit tutanağının düzenlendiği tarihde başlar. Bu durumda, davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. O halde; orman sınırı içinde kalan (B) harfli taşınmaz bölümü hakkındaki davanın esası incelenmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2) 101 ada 1583 parsel içinde kalan (A) ile işaretli 183.06m2lik bölümle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 101 ada 1583 sayılı parsel park alanı olarak … Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, davacı bu yerin de orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile Hazine ve Orman Yönetimine husumet yönelterek dava açmıştır. Kadastro davaları tesbit malikine husumet yöneltilerek açılması gerekir. Yanlış husumet yöneltilmesi tesbit tutanağının kesinleşmesini önlemez ve islah ile bile olsa davada taraf değiştirilemeyeceğinden sonradan tesbit maliki davaya katılarak davaya devam edilemez. Somut olayda da tesbit tutanağı kesinleştirilmiştir. Mahkemece bu bölüm hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddi yolundaki hükmü usul ve yasaya uygundur.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin orman sınırı içinde kalan (B) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; (A) harfli bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümle ilgili hükmün ONANMASINA 25/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.