YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11843
KARAR NO : 2010/13314
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12.04.2010 günlü hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili Avukat … tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Avukat … Orman Yönetimi vekili Avukat… ile karşı taraftan Hazine vekili avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … mevkii 190 ada 39 parsel sayılı 4497,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle önceden dava dışı 190 ada 30 ila 41 sayılı parsellerin bir bütün olarak … İbrahim’in ceddinden geldiği, intikal ve taksim ile …’a geçtiği ancak Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2001/1149 Esasına kayıtlı dava dosyasında tescil davasına konu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1149 Esasına kayıtlı dosyada, davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davasıyla,… mirasçıları … arkadışları tarafından davalı Hazine, Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliği ile … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63,64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları, ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.2002 gün ve 2002/207-456 sayılı kararıyla, Mahkemenin 2001/1149 Esasına kayıtlı dava ile birleştirilen davalar, Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları vekili Avukat … davadan frefat etmişlerdir. Mahkemece, diğer davaların REDDİYLE, çekişmeli … köyü 190 ada 39 sayılı parselin tesbitteki niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … köyünün bir bölümünde genel arazi kadastrosu 1970 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, hiç tarım alanı olarak kullanılmadığı belirlenip, devlet ormanları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gibi, devlet ormanlarını izinsiz açmak yada kullanmanın suç teşkil ettiği, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. Maddesi gereğince, her hangi bir nedenle orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ormanların sınırlandırılmasına olanak verildiği gözetilerek, gerçek kişinin davasının reddi yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur. Ancak, Orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılan taşınmazın tarla olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ve Orman Yönetiminin temyizi bu nedenle yerindeyse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “ çekişmeli … köyü 190 ada 39 sayılı parselin tesbitteki niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine “ çekişmeli … köyü 190 ada 39 sayılı parselin tesbiteki niteliğinin iptal edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7 Maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişi ve Orman Yönetimine yükletilmesine 28.10.2010 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Hükmü temyiz eden davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazın adına tescili talebi ile dava açmış, yargılama devam ederken bölgede arazi kadastro çalışması yapıldığı ve çekişmeli taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş, çekişmeli taşınmaz için düzenlenen kadastro tutanağında dava konusu olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmıştır.
Yargılama sırasında keşif yapılmış, yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenmiş, orman yüksek mühendisi bilirkişi gerekçeli raporunda taşınmazın 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları dışında 1939 ve 1959 yılı hava fotoğraflarında ve memleket haritasında açık alanda, orman içi açıklık olmayan ve orman sayılmayan yerlerden, ziraat mühendisi bilirkişi ziraat arazisi, jeolog bilirkişi düşük eğimli ziraat toprağı olduğunu bildirmiş, yerel mahkeme gerekçeli kararında taşınmazın ormana bitişik ve içerisinde çam ağaçları bulunduğunu, zilyedlikle kazanılacak yerlerden olmadığını belirterek davanın reddine, taşınmazın tespit tutanağındaki vasfı ile (tarla) Hazine adına tesciline karar vermiştir.
Ancak, tüm dosya kapsamından ve yöntemine uygun şekilde yapılan bilirkişi incelemelerinden çekişmeli taşınmazın 1967 yılında kesinleşen orman sınırları dışında, orman sayılmayan yerlerden, ziraat arazisi olduğu, eylemli orman ve orman toprağı olmadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, bilirkişilerin gerçeğe aykırı rapor verdiği konularında herhangi bir iddia veya suç duyurusu bulunmadığı, taşınmazın doğu ve güneyindeki parsellerin zilyetleri adına tespit edilip, itiraz
edilmeksizin kesinleştiği, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde, H.Y.U.Y.’nın 275. Devamı maddelerine aykırı olarak yerel mahkeme hakiminin teknik bilgi gerektiren konularda kişisel gözlemine dayanarak taşınmazın kültür arazisi olmadığı, ekonomik amaca uygun zilyedlik bulunmadığı, taşınmazın fiili durum ile örtüşmeyen bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, uzman bilirkişi raporlarına ve taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden bulunmasına ve bu husus yerel mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen, orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle çekişmeli taşınmazın “orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” şeklinde hükmün düzeltilerek onanması da usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi, hükmü temyiz eden davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğa katılmıyorum.