Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11862 E. 2010/15702 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11862
KARAR NO : 2010/15702
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE – … K.T.K.

Taraflar arasındaki mera tahsis komisyon kararına itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalılar Hazine ve … Köy Tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 1972 yılında yapılan genel kadastro sırasında … Köyü 139, 154, 168 parsel sayılı, sırasıyla 17400 m2, 64650 m2, 436500 m2 yüzölçümündeki taşınmazların mera niteliği ile belgesizden tespitinin yapılıp özel siciline yazıldığını, 2007 yılında yapılan mera tahsis kararının iptali ile 24.08.2005 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece 139 parsele yönelik davanın kabulüne, 154 parsele yönelik davanın reddine, 168 parsele yönelik davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 168 parselin krokide (A)=80686,54 m2 bölümünün ve 139 sayılı parselin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davalılar Hazine ve … Köy Tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera tahsis komisyon kararına itiraz ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazların tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 23.02.2005 – 23.08.2005 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu ise 10.03.1972 tarihinde kesinleşmiştir.
1- Dava konusu 168 ve 139 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından;
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 2005 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu139 parselin tamamı, 168 parselin ise krokide (A) ile gösterilen kısmı, orman sınırları içinde bırakılmış, 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda mera niteliği ile sınırlandırılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 2002 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı orman niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda
-2-
2010/11862 – 15702

T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek orman sınırları içinde kalan kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddine, dava konusu 168 parselin kısmen kesinleşmiş tahdit dışında kaldığı anlaşıldığından davacı … yönetiminin de temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2- Dava konusu 154 parsele yönelik davacı … Yönetiminin temyiz itirazları bakımından;
Mahkemece dava konusu 154 parselin Orman Yönetiminin taraf olduğu, Tekirdağ Tapulama Mahkemesinin 1981/2112-1983/992 sayılı ilamının kesinleşmesi sonucu mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline kayıt edildiğinden, bu parsele yönelik davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.Kesin hükmün varlığı orman kadastrosunun iptaline yönelik bir dava olarak kabul edilemez. Çekişmeli parselin Tekirdağ Tapulama Mahkemesinin kararı ile mera niteliği ile tescil edilmesinden sonra yörede yapılan ve 2005 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içine alınmış ve hak sahiplerinin bu işleme karşı, belirtilen mahkeme kararına dayanarak hak düşürücü süreler içerisinde yetkili ve görevli mahkemede bir dava açmadıklarından orman kadastrosu kesinleşmiştir. H.G.K.nun 20/03/1996 gün ve 1995/20-1086 – 174 sayılı kararında da belirtildiği gibi, kesin hükmün varlığının tahdidin kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmaz. Yanlışlığın süresinde açılacak bir dava ile düzeltilmesi gerekir. Hak düşürücü süre kesin hükümden önce gelir. Bu ilke gözönünde bulundurularak, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın mera tahsis kararının ve özel sicilindeki kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalılar Hazine ve … Köy Tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller hakkındaki hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının … Köy Tüzelkişiliğine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.