Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11870 E. 2010/14998 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11870
KARAR NO : 2010/14998
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Beldesi 158 ada … parsel sayılı 1754,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili taşınmazın sınırında orman bulunduğunu, bu köydeki tüm arazilerin Lozan Anlaşması ile mübaddeye tabi tutulan Rum ahaliye ait olup bir kısmının iskanen verilip tapuya bağlandığını, iskanen verilen yerler hariç tüm bölgenin mübadil Rumlardan kalması nedeniyle emvali metruke arazisi olarak Hazineye kaldığını, bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağından tespitin iptaliyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritasında yeşile … zeytinlik olarak görüldüğü ve davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 24.04.2009 günlü keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişiler davalıyı tanımadıklarını, bölgedeki zeytinliklerin devamlı el değiştirdiğini, ancak taşınmazın işlenen bir zeytinlik olduğunu, 24.12.2009 günlü duruşmaya katılan davalı … ise; dava konusu yerin annesi … …’dan o’na da babası … …’dan miras kaldığını, 1970 yılından beri Bursa’da yaşadığından zeytin ağaçlarının mahsullerini kendisi adına yeğenlerinin topladığını, taşınmazı terk etmediğini bildirdiği, duruşma sırasında dinlenilen davalı tanıklarının da aynı beyanda bulundukları, uzman bilirkişi raporlarında taşınmaz içerisinde kök yaşları 100-150 olan zeytin ağaçlarının bulunduğu açıklandığı halde mahkemece, çekişmeli yerin mübadil Rumlardan kalma yer olup olmadığı, davalıya ne şekilde kaldığı, ailelerinin mübadle (nüfus değiştirmesi) yolu ile Türkiye’ye gelip gelmediği, gelmişse aile fertlerinin kimler olduğu ve onlara iskanen verilip verilmediği, iskan yoluyla verilmişse iskan defterinde kayıtlarının bulunup bulunmadığı ya da bu yere ilişkin iskan kaydı bulunup bulunmadığı araştırılmamış, çekişmeli yer belgesizden tespit edildiğinden ispat yükünün davalıya düşeceği dikkate alınmamış, kuzeyindeki dereden sonra gelen taşınmazlara ait tutanakları ile dayanak belgeleri getirtilerek taşınmaz yönünü ne okuduğu denetlenmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde, mahkemece yukarıda … ilkeler doğrultusunda davalıdan delilleri sorularak toplanmalı, taşınmaza ait iskan kaydı araştırılmalı, varsa, tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile kuzeyindeki dereden sonra gelen komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, …

-2-
2010/11870-14998

fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, iskan kaydı varsa yöntemince zemine uygulanıp kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp;ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olup olmadığı araştırılmalı, davalının iskan ya da tapu kaydı yoksa taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, davalı ailesinin Lozan Anlaşması gereğince mübadele yoluyla Türkiye’ye gelip gelmediği, taşınmaz üzerinde bulunan 100-150 yaşlarında olduğu söylenen zeytin ağaçlarının kim ya da kimler tarafından dikilip yetiştirildiği konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların duygu ve bilgisinin ne olduğu sorularak gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalı yanında, murisler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.