YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11886
KARAR NO : 2010/15828
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapu kaydına dayanarak yörede 2006 tarihinde ilk kez yapılan ve 18.06.2006-18.01.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında, … Merkez …,… mevkii içerisinde kalan … Vakfından olan 29,15 ve 1 sayılı parsellerinde kayıtlı 390.008 m2 yüzölçümlü taşınmazların… Bey Vakfında olduğunu,dava konusu taşınmazların 386,840 m2 lik kısmının… bey Vakfı Özel Ormanı olarak oluşturulduğunu,… Orman Bölge Müdürlüğünün 13/05/2008 tarih ve 2741 sayılı yazısı ile anlaşıldığını, dava konusu 29, 15 ve 1 sayılı parsellerin özel orman olarak sınırlandırılması işleminin yasal dayanağı bulunmadığından özel orman kadastrosuna itiraz ettiklerini,dava konusu taşınmazların öncesinin fiilen orman olmadığını orman tahdidi içerisine alınmasının hatalı olduğunu, orman sınırları dışına çıkartılması gerektiğini, tapu kaydında tarla, mevcut imar planında da spor alanı, kamping alanı ve ağaçlandırılacak alan şeklinde gösterildiğini, bu nedenle orman sayılan yerlerden bulunmadığından 6831 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunun doğru yapılmadığını, orman kadstrosu ve 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmeliğinin 20. maddesine göre, devlet ormanlarına bitişik tapulu arazilerin diğer şartları taşıması halinde özel orman sayılacağının kabul edildiğini,dava konusu taşınmazların devlet ormanına bitişik olmadığından özel orman olarak sınırlandırılması işleminin yönetmeliğe uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle özel orman tahdidinin iptalini ve dava konusu taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve hükme esas alınan 17/02/2010 tarihli uzman orman bilirkişi heyeti raporunda, “davalı taşınmazların, ortalama %45 eğimli, humuslu … yapısında ve 10-30 yaşlarında çam ve meşe türü orman ağaçları ile örtülü olduğunun” bildirildiği, 15/07/2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 28.maddesinde, “Hükmi şahsiyeti haiz amme müesseseleri ormanları ile hususi ormanların orman kadastrosu bu Yönetmelikte gösterilen esaslar dahilinde orman kadastro komisyonlarınca resen ve bedelsiz olarak yapılır.
-2-
2010/11886-15828
Orman kadastro komisyonlarınca;
a) 4785 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde sayılan ve Devletleştirme dışında bırakılan ormanlar,
b) 5658 Sayılı Kanun uyarınca iade edilmiş ormanlar,
c) Kesinleşmiş mahkeme kararı veya Bakanlık Olur’u ile teşekkül eden özel ormanlar,
d) 4785 Sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 13/7/1945 gününden sonra orman idaresi hasım gösterilerek açılan dava sonunda alınan tapuların kapsadığı saha içerisinde kalan ormanlar,
e) Tapu ile sahipli arazi içerisinde bulunan ve 4785 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra tabii olarak veya ekim -dikim yoluyla yetiştirilmiş ormanlar,
üç hektardan büyük bulunmak kaydıyla, özel orman olarak sınırlandırılır.”, hükmü ile 4999 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yörede ilk kez yapılan orman kadastrosunda, eylemli çam ve meşe ormanı olan ve davacı vakıf adına tapuda kayıtlı bulunan çekişmeli taşınmazların özel orman olarak sınırlandırıldığı, bilimsel çalışmalara göre, “meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmediği, dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir.” şeklindeki bilimsel görüşler de dikkate alındığında çekişmeli taşınmazların özel orman olarak sınırlandırılmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
…