Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/12115 E. 2010/15187 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12115
KARAR NO : 2010/15187
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2005 gün 2004/12275-1602 sayılı bozma kararında özetle: ” mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından 27.05.1944 tarih 415 sıra nolu tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazlara ilişkin derdest dava dosyaları dava ve usul ekonomisi açısından H.Y.U.Y.’nun 45. maddesi uyarınca birleştirilmeli, tapu kaydının doğu sınırı “…” okumakta ve eylemli olarak da revizyon gördüğü parsellerin doğusunda ham … niteliğiyle hazine adına tespit edilen ve davalı olduğu anlaşılan 101 ada 373 sayılı parsel ile batısında ham … niteliğiyle tespit edilen ve davalı olan 101 ada 384 sayılı parsel yeralmaktadır. Taşınmazlara komşu ve gerçek kişiler adlarına tespit edilen 101 ada 370 ve 383 sayılı parsellerinde davalı oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, 101 ada 370, 373, 383 ve 384 sayılı parsellere ilişkin davaların ne şekilde sonuçlandığı araştırılmalı, bu parsellerin orman olarak kesinleştiklerinin belirlenmesi halinde tapu kaydının 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/C maddesi uyarınca miktarlarıyla geçerli kapsamı belirlenmeli, kayıt ve belgelerin lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edebilecekleri dikkate alınmalı, tapu kaydının miktarı kadar yer, sabit sınırlarla bağlantı kurularak 3402 sayılı Kadastro Yasasının 21. maddesine uygun olarak ifraz edilerek gerçek kişi adına, tapu kaydının miktar fazlasının ise, sınırda bulunan komşu orman parselinden açma yapmak suretiyle elde edildiği gözetilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.101 ada 371 ve 372 sayılı parsellerin yöntemine uygun olarak yapılan orman araştırması sonucunda orman sayılmayan yerlerden olduklarının, komşu parsellerinde orman niteliğiyle kesinleşmediklerinin belirlenmesi halinde de çekişmeli taşınmazların gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 101 ada 572 parsel sayılı taşınmaz hakkında 31.08.2004 gün 2002/69-240 sayılı karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; 101 ada 372 sayılı parsele yönelik davanın kısmen kabulü ile (A)=5308,05 m2 bölümünün tespit gibi … adına, (B)=5036,73 m2 bölümün orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

-2-
2010/12115-15187

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.