YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12196
KARAR NO : 2010/13466
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 8/2/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi DAVACI … VEKİLİ tarafından istenilmekle, tayin olunan 2/11/2010 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden DAVACI … VEKİLİ avukat … geldi,karşı taraftan KATILAN DAVACI HAZİNE VEKİLİ avukat .geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 131 ada 5 parsel sayılı taşınmaz,2173,59 m2 yüzölçümünde ve TARLA niteliğinde, miras yoluyla intikal, paylaşım satış ve eklemeli belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … VE ARKADAŞLARI adına tespit edilmiştir.Davacı …, dava konusu taşınmazın,irsen intikal,paylaşma ve eklemeli zamanaşımı zilyetliği nedeniyle maliki olduğu ileri sürerek dava açmış, HAZİNE davaya konu taşınmazın yabancı uyruklu birine satıldığını yabancı uyruklu kişilerin ise zilyetlikle mülk edinemeyeceklerini belirterek taşınmazın tamamının Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece katılan davacı HAZİNENİN davasının KABULÜNE, davaya konu taşınmazın tespitteki niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm DAVACI … VEKİLİ ile … VE ARKADAŞLARI VEKİLİ tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1991 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacı … ile davalıların ortak miras bırakanı …’DEN kaldığı taksim neticesinde …’ya düştüğü, …’nın da kadastro tespit tutanağı arasında bulunan muhtarlıktan onaylı zilyetlik devir sözleşmesi ile . vatandaşı .’ ye satarak zilyetliğini devrettiği; 2644 sayılı yasanın 35 maddesi uyarınca,yabancı uyruklu gerçek kişilerin zilyetlikle taşınmaz edinemeyecekleri gerekçesi ile çekişmeli taşınmaz, Hazine adına tescil edilmiş ise de, dava konusu taşınmazın davacı ve davalıların ortak miras bırakanı olan ve 1987 yılında ölen … oğlu …’den kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kadastro tespit tutanağı edinme sütununda 131 ada 3, 4, 5, ve 6 sayılı parsellerin öncesinde bir bütün olarak … OĞLU … …’e ait olduğu, mirasının paylaşılmadığı,ancak … kızı …’in 131 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki miras payını . uyruklu bir şahsa sattığı ve yabancı uyruklu kişilerin de zilyetlik hükümlerine göre taşınmaz edinemeyeceği gerekçesiyle …’in miras payı Hazineye verilerek … mirasçıları adına, 3, 4 ve 6 sayılı parseller ise …’ya da pay verilmek suretiyle yine … mirasçıları adına tespit edilmiş, 6 sayılı parselin tespiti kesinleşmiştir. Dosyadaki tapu kaydına göre aynı köydeki 129 ada 13 sayılı parsel kadastro yoluyla … mirasçıları adına tescil edilmiştir. … OĞLU … …’den intikal eden ve çekişmeli taşınmaz ile öncesinde bir bütün olan 131 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin tapu kayıtları ile … mirasçıları adına tespit edildiği anlaşılan 129 ada 13 sayılı parselin ve … mirasçıları adına tesbit ve tescil edilen başka parseller varsa onlara ait tutanak örnekleri ile bunlardan hükmen kesinleşmiş olan parsel ya da parsellerin hüküm dosyası getirtilmemiş, … mirasçıları arasında geçerli bir paylaşım yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. … mirasçıları arasında geçerli bir paylaşım yok ise miras bırakan …’in ölüm tarihine göre mirası elbirliği (iştirak) mülkiyet halinde mirsçılarına intikal ettiğinden.mirasçılardan birinin tek başına taşınmazı üçüncü kişiye satması hukuki sonuç doğurmaz.Bu durumda taşınmazın mirasçıların tümü adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tescili gerekir. O halde, taraflar arasında, dava konusu taşınmazın ortak miras bırakandan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazın paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiğine ilişkin olduğu, paylaşıma dayanan tarafın, Medeni Yasanın 6. maddesi gereğince paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini, Kadastro Yasasının bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 15. maddesi uyarınca harici paylaşımın belgeler, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceğinden mahkemece, paylaşıma dayanan taraftan bu konuya ilişkin delilleri sorulmalı, paylaşım yapılmışsa, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazdaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kadastro sırasında kimin adına tesbit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu denetlenmeli, … süreli kullanmanın harici paylaşımın karinesi olabileceği, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı gözönünde tutularak … mirasçıları adına tespit edilip kesinleşen tutanakların kesinleşme nedeninin ne olduğu, keza tapuya tescil edilen parsellerin hangi gerekçe ile tescil edildiği araştırılmalı, hükmen tescil edilenlerin hüküm dosyası getirtilmeli, miras bırakandan kalan diğer taşınmazların mirasçılar adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tescil edilmiş olmasının mirasın paylaşılmadığına karine olacağı düşünülerek, toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacı …’e verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02/11/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.