Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/12222 E. 2010/15740 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12222
KARAR NO : 2010/15740
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : HAZİNE

Taraflar arasındaki orman tahdidine ve 2/B uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, … (…) Köyü 40 parsel sayılı 82250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına tespit edilmiş, gerçek kişiler kadastro mahkemesinde açtığı dava sonucunda Serik Kadastro Mahkemesinin 1978/1-1979/164 sayılı kararı ile taşınmazın yüzölçümünün 83400 m2 olarak düzeltilmesine ve (A) ile gösterilen 12200 m2’lik kısmının … …; (B) ile gösterilen 9660 m2’lik kısmının … … ve (C) ile gösterilen 61600 m2’lik kısmının … oğlu … ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş ve mahkeme kararı ile taşınmaz ifraz edilerek 355-356 ve 357 parseller oluşmuştur. Çekişmeli 357 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile 61600 m2 yüzölçümüyle halen tapuda davalılar adına kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapıldığını ve 19.08.2008 tarihinde ilan edildiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup halen orman niteliğini taşıdığını, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili talebiyle dava açmış; Hazine, taşınmazın Hazine adına tapuya tescili talebi ile davaya müdahil olmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman tahdidi ve 2/B uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu vardır.
1) Çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 3376 m2 kısmının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdid sınırları içinde kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısmın herhangi bir işleme tabi tutulmadığı sadece 1949 yılında yapılan orman tahdidinin aplikasyonu ile yetinildiği anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca “Orman Kadastro Komisyonlarınca tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen tebliğ hükmündedir. Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden
-2-
2010/12222 – 15740

itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine …. müracaatla sınırlamaya ve bu yasanın 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarma işlemlerine … ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir… .. Kadastro mahkemeleri 6 aylık yasal süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davalarına bakmakla görevlidir. Çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen kısmını yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdid sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı … Yönetiminin bu kısma ilişkin davası tapu iptali tescil davası niteliğindedir ve bu davaya bakmakla kadastro mahkemesi görevli değildir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması zorunludur. Bu nedenle; mahkemece, bu kısma yönelik olarak dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile “davanın reddine” karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Çekişmeli taşınmazın (C1), (C2) ve (C3) ile gösterilen toplam 15663 m2’lik bölümlerin yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdid sınırları içinde kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısmın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın (C1), (C2) ve (C3) ile gösterilen bölümlerine yönelik olarak 2/B madde uygulamasına itiraz etmiş ve 2/B uygulamasının iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tescilini istemiştir. Dosyada mevcut Orman Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 07.09.2009 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın (C1), (C2) ve (C3) ile gösterilen bölümlerin 2/B şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda bir inceleme yapılmamış olup, (C1), (C2) ve (C3) bölümlerinin 2/B şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda bilgi bulunmamaktadır.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.
O halde; uzman orman bilirkişisinin, 6831 Sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde
-3-
2010/12222 – 15740

bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve kararlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın (C1), (C2) ve (C3) ile gösterilen bölümlerin 31.12.1981 yılından önce bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği yukarıda … koşullar dikkate alınarak belirlenmeli, bu kısımların 2/B şartlarını taşımadığı sonucuna ulaşıldığı taktirde 2/B uygulamasının iptali ile orman sınırları içine alınmasına karar verilmelidir.
Yukarıda gösterilen şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda (C1), (C2) ve (C3) ile gösterilen bölümlerin 2/B şartlarını taşıdığının belirlenmesi halinde; Hazine, taşınmazın Hazine adına tescili talebi ile davaya müdahil olduğundan müdahil Hazine taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescili talebi ile davaya müdahil olduğundan ve Hazinenin davası orman tahdidine itiraz niteliği taşımayıp tapu iptali tescil davası niteliğinde olduğundan; Hazinenin davası açısından kadastro mahkemesi görevli değildir. Mahkemece, müdahil Hazinenin davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken; Hazinenin davası yönünden olumlu yada olumsuz hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Çekişmeli taşınmazın 13.10.2009 tarihli Orman Bilirkişi … … tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (A1)(A2) ve (A3) ile gösterilen toplam 42591 m2’lik bölümlerin yörede 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi sırasında orman sınırları dışında bırakılan alanda kaldığı ve tarım alanı vasfını taşıdığı saptandığına göre, Orman Yönetimi ve Hazinenin bu bölümlere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve müdahil davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (B), (C1), (C2) ve (C3) bölümlerine yönelik olarak BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve müdahil davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (A1), (A2) ve (A3) bölümlerine yönelik olarak ONANMASINA 13/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.