YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12297
KARAR NO : 2010/15704
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …-… …VE ARK.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 588 parsel sayılı 10500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 2005 yılında yapılan ve 28.11.2006-28.05.2007 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin krokide (A)=7972 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölüme yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2006 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz, kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1975 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişi adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın kısmen 2006 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kısmen kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da
-2- 2010/12297 – 15704
uygulanamayacağı belirlenerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı … Yönetiminin talebi kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği ve davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde vekalet ücretine hükmedilmemesi ve geri kalan kısmın da mükerrer sicil oluşturacak şekilde tapu maliki adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; 08.12.2009 tarihli hükme yedinci bentten sonra gelmek üzere 8. bent olarak “8- Davacı … Yönetimi kendisini vekille temsil ettirdiğinden 575,00.- TL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması ve 1. bentden ikinci paragrafında … “Dava konusu gayrimenkuldeki tapu kaydı iptal edilen miktar düşüldükten sonra geri kalan kısmın davalıların murisi … oğlu … …adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.