YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12326
KARAR NO : 2010/15866
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti ve ecrimisil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 18/06/1997 havale tarihli dilekçesi ile; …,… Ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile yine dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği 2.500m2 miktarındaki taşınmaz ile içersindeki evin muris … ‘in atalarından intikal ettiğini, murisin taşınmazları imar ihya ederek meyve bahçesi haline dönüştürdüğünü, taşınmazların bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu çalışmaları sonrasında 2/B maddesine tabi tutularak Hazine adına tespit gördüğünü, muris … tarafından Alanya Kadastro Mahkemesinde açılan 1987/44 Esas 1992/203 Karar sayılı dava ile yapılan yargılama sonunda murisin davayı kaybettiğini, murisin 1996 yılında ölümü üzerine davalıların bu taşınmazlara el atarak bu taşınmazları kullanmaya başladıklarını ve davacıların taşınmazlarla ilişiklerini kesmeye çalıştıklarını, taşınmazlardan elde edilen gelirin yüksek olması ve semeresinin davalılar tarafından alınması nedeniyle öncelikle davalıların taşınmazdaki zilyetliklerinin tereke malına zilyetlik yani miras sebebiyle zilyetlik olduğunun tespitini, taşınmazlardan elde edilen gelirler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 400,00.-TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 25/04/1995 tarihli taşınmaz mal satış senedi ve taşınmaz mal hibe senedi başlıklı belgelerden 122 Ada 1 parselin davalı … ‘e muris … tarafından satıldığı, 115 Ada 3 parselin ise …’e hibe edildiği, taşınmazlara ilişkin belirtilen sınırların kadastro paftasında yapılan incelemesinde belirtilen dava konusu taşınmaz sınırlarına uyduğu, taşınmazların devirden itibaren zilyetliklerinin davalılar tarafından sürdürüldüğü, üçüncü kişinin davalıların zilyetliğine müdahelede bulunmadığı, davacı ve davalı tarafça dava konusu taşınmazların muris …’ten geldiğinin kabul edildiği ve bu konuda her hangi bir ihtilaf olmadığı anlaşıldığına göre muris … ‘in kendi rızası ile yapmış olduğu satış ve hibe işleminin geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazların zilyetliğinin tespiti ve ecrimisil talebine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dosyadaki senetlerin, imzacı muhtar ve senet tanıkları tarafından doğrulandığı belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 14/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
…