Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/12512 E. 2010/15073 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12512
KARAR NO : 2010/15073
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü, … mevkii 160 ada 1 parsel sayılı 1100,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi niteliğiyle ölü … mirasçıları olan davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine ve İkizce İlçesi … Köyü, … mevkiinde bulunan 1100,93 m2 yüzölçümünde, fındık bahçesi vasfındaki 160 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Kural olarak 04.05.1978 tarih 4/5 sayılı İ.B.K. uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Islah yoluyla da olsa hasım değiştirilemez. Ne var ki, sözü edilen bu kural genel mahkemeye açılacak yada açılmış davalarda uygulanması olanaklıdır. Somut olayda dava kadastro mahkemesinde görüldüğü için 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 29.maddesi hükmü dikkate alındığında sözü edilen 04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı İ.B.K uygulama olanağı bulunmamaktadır. Ancak; dava konusu 160 ada 1 sayılı parselin Kadastro tespiti, davalılar …, …, …, …, …, , …, …, … ve … adına yapılmasına rağmen, davacı vekili tarafından lehine tespit yapılanların tespit tutanağında ölü olduğu yazılı olan murisi aleyhine ve ölü olduğu bildirilmeden dava açılmıştır. Hal böyle olunca, dava koşulu bulunmaması nedeniyle ölü kişi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Ölü kişinin mirasçılarının sonradan davaya girmiş olmaları dava tarihi itibarıyla taraf teşkilinin sağlandığını göstermez. Bu itibarla, davacı vekili yargılama sırasında 12/02/2009 tarihli dilekçe ile ölü kişinin mirasçıları olan tespit maliklerini davaya katmışsa da, bu tarihte kadastro tespit tutanağı kesinleşmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesi gereğince kesinleşen tespitlere karşı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan davalara bakma görevi genel mahkemelere aittir. Kadastro mahkemesinin zaman bakımından görev ve yetkisini düzenleyen
-2-
2010/12512 – 15073

3402 Sayılı Kadastro Yasasının 26/B maddesi hükmüne göre kadastro mahkemeleri aynı yasanın 11. maddesinde belirtilen askı ilanı içinde usulen açılan davaları görüp sonuçlandıracaktır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi zorunludur. Hal böyle olunca; mahkemece davaya dahil edilenler yönünden dava dilekçesinin görev yönünden reddine, tutanak asıl ve eklerinin de kesinleşen tespit uyarınca işlem yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne, tespit tutanağının onaylı bir örneği ile dava dosyasının görevli ve yetkili İkizce Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.