Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/12792 E. 2010/16879 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12792
KARAR NO : 2010/16879
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 143 ada 98 parsel sayılı 8210 m2 yüzölçümündeki taşınmaz asliye hukuk mahkemesinde davaya konu olduğundan bahisle … hanesi açık bırakılmak suretiyle bahçe niteliğinde tespit edilmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde taraflar arasında görülmekte olan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine devredilmiş, kadastro mahkemesince çekişmeli taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiştir. Kararın davacı gerçek kişiler tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan 07/10/2008 tarih, 2008/10979 – 12313 sayılı bozma ilamında; “her ne kadar davada Hazine ve Orman Yönetimi taraf değilse de çekişmeli taşınmazın sınırında 2 numaralı büyük orman parselinin bulunduğu, tutanağın … hanesi boş bırakılmak suretiyle düzenlenip genel mahkemeden kadastro mahkemesine aktarıldığı, bu nedenle 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince mahkemenin kendiliğinden tüm delilleri, bu cümleden olarak çekişmeli yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığını da araştırma zorunluluğu bulunduğu belirtildikten sonra dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, mahkemece, bu hususta araştırma yapılmadığı, bu yerde orman kadastrosu yapılmışsa, kural olarak: bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümleneceği, bu nedenle mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen bir orman kadastrosunun bulunup bulunmadığının Orman İşletme Müdürlüğünden araştırılarak, bulunması halinde orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin dosyaya getirtilmesi; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek 1 orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve … memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi, yapılacak araştırma sonucunda kesinleşen orman kadastrosunun bulunmadığının anlaşılması halinde ise yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ile tespit tarihinin 20 yıl öncesine ait memleket haritası ve topografik haritasının getirtilerek ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması, 6831 Sayılı Yasanın 17/ 2 maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı üzerinde durulması; yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetliğe dayanıldığından zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, taraflardan tanıkları sorulup, H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığının belirlenmesi, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanması; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması; tesbit tarihine kadar kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 28/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.