Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1283 E. 2010/3290 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1283
KARAR NO : 2010/3290
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 17/11/2008 günlü hükmün,Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi DAVALI … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16/03/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, DAVALI … vekili avukat … geldi, karşı taraftan HAZİNE vekili avukat GÜLDEREN … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu… Köyü, 115 ada 480 parsel sayılı 19457,24 m² yüzölçümündeki taşınmaz, …, 115 ada 479 parsel sayılı m² yüzölçümündeki taşınmaz, … adına, ZEYTİNLİK niteliğinde 24.01.1958 tarih 118 numaralı tapu kaydı ve zilyetlik nedeniyle tespit edilmiştir
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların tespit dayanağı olan tapu kaydının miktarının 12320 m² olduğunu, ve hudutlarının değişir sınırlı … ve orman olduğundan miktarı ile geçerli olduğunu,taşınmazların 1954 yılında 3573 sayılı yasa uyarınca yapılan zeytincilik parselasyon çalışması sırasında üzerinde % 60 delice % 15 akmeşe, % 4 sakızlık, % 1 kocayemiş bulunduğunun belirtilen ve dağıım dışı bırakılan 337 numaralı zeytincilik parseli içinde kaldığını, yine 1958-1960 yıllarında çekilen hava fotoğraflarına göre zeytincilik parselasyon sahaların delicelik, makilik olarak gözüktüğü ve orman bitkisi örtüsü ile kaplı olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği ve 3573 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Yasa gereğince öncesi orman olan ve zeytincilik sahası olarak orman sınırları dışında bırakılan yabani zeytinliklerin usulüne uygun tahsis olmadıkça orman niteliğini koruyacağını ve zilyetlikle kazanılmayacağını, ileri sürerek, kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescili istemiyle her parsel için mahkemenin ayrı esas sayılı dosyalarında dava açmış, davalar arasında bağlantı bulunduğundan birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın KABULÜNE, … Köyü,…mevkii, 115 ada 480 parseli sayılı taşınmazın, teknik bilirkişi … ……’ın 23.03.2004 tarihli krokisinde B2 ile gösterilen 948,29 m² yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına TESİCİLİNE,bu bölüm üzerinde bulunan 13 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, B1 ile gösterilen 2053,84 m² yüzölçümündeki bölümün, … adına TESCİLİNE, 115 ada 479 parsel sayılı taşınmazın, teknik bilirkişi … ……’ın 23.03.2004 tarihli krokisinde A2 ile gösterilen 9191,07 m² yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına TESİCİLİNE, bu bölüm üzerinde bulunan 125 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, A1 ile gösterilen 10266,17 m² yüzölçümündeki bölümün, … adına TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ,… ve davacı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 06/10/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadastrosu ile eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 115 ada 480 parseli sayılı taşınmazın, teknik bilirkişi … ……’ın 23.03.2004 tarihli krokisinde B1 ile gösterilen 2053,84 m² yüzölçümündeki bölümünün, 115 ada 479 parsel sayılı taşınmazın, A1 ile gösterilen 10266,17 m² yüzölçümündeki bölümünün, orman sınırı dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve davalıların dayanağı davalıların dayanağı 716 sayılı borçlanma kanunu hükümlerine göre hazinenin satışı ile oluşturulan 23/1/1958 tarih 105 numaralı sicilden gelen 24/01/1958 tarih ve 118 numaralı, sınırları değişebilir ve genişletilebilir nitelikte olan 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre miktarı ile geçerli tapu kaydının kapsamında kaldığının saptandığına, davaya konu parsellerin geri kalan bölümlerinin ise tapu kayıt miktar fazlası olduğu, Hazinenin dayandığı kaçak ve yitik kişilerden kalan tapu kapsamında ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacak yerlerden olduğu ayrıca, Tarım Bakanlığının tüm valilik ve kaymakamlıklara gönderilen 08/05/1963 gün ve 1329/1 sayılı yazıda (3573 ve 6777 Sayılı Yasalar gereğince (1961 tarihli) Anayasanın 37 ve 131. maddeleri karşısında devlet ormanlarından yabani zeytinlik, menengiçlik, harnupluk sahalarının ayrılamayacağının bildirildiği, her yasanın yürürlüğü döneminde ilgili bulunduğu uyuşmazlıklarda uygulanmasının vazgeçilmez bir kural olduğu, (H.G.K.’nun 9/3/1988 gün 1987/2-860-232 ve 23/11/1988 gün 1988/1-825-964 ve 13/10/2004 gün 2004/10-528-533 ve 08/11/2006 gün 2006/14-701-698 sayılı kararları), Devlet ormanlarından zeytinlik tespit ve tefrikinin, ormanların özel mülke konu olamayacağı ve daraltılamayacağı hakkındaki, Anayasanın 37 ve 131. maddesine aykırı olduğu, 11/6/1958 gün 1958/8-7 sayılı İ.B.K. İle (Deliceliklerin para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin imar ve ihya sayılacağı kabul edilmiş ise de bu içtihatta orman olmayan taşınmazların sözkonusu olduğu,1970, 1974, 1984, 1986 ve 2004 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliklerinin tümünde “3573 Sayılı Yasa ile bu Yasayı değiştiren 6777 Sayılı Yasaya göre Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş, zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için tevzi işlemleri yapılmamış ise Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır.” hükümlerinin mevcut olduğu, yine 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. Maddesinde “evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosunun orman kadastro komisyonunca yapılacağının” hükme bağlandığı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157 Esas- 2008/194 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delicelik ve yabani zeytinlerin aslının orman ağacı olduğu, ancak 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa “hükümlerine göre yetkili makamlarca zeytincilik parseli olarak tahsis edilmesi, daha sonra da imar-ihya koşullarının oluştuğu belirlenerek temlik kararı verilmesi ya da verilen bu temlik kararı uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağına, (H.G.K. 2008/20-157-194) göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davalı …’ dan alınarak, HAZİNEYE verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/03/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.