Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13342 E. 2010/16038 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13342
KARAR NO : 2010/16038
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21/03/2008 tarih 2008/1105-1161 sayılı bozma kararında özetle; (davacı tarafın dayandığı 1340 tahrir sayılı vergi kaydının uygulamasının yetersiz olduğu, dava konusu taşınmazın sınırında eylemli orman bulunduğu halde orman yönünden usulüne uygun araştırma yapılmadığı gibi bölgede idari merciler tarafından 4342 Sayılı Yasa uyarınca mera tahsisinin yapıldığı halde mera tahsis haritası ve eklerinin yöntemine uygun biçimde yerine uygulanmadığı sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için orman sınırlandırmasına ilişkin belgeler getirilip yeniden yapılacak keşifle mera tahsis haritası ile uygulaması taşınmazlar mera tahsis haritası kapsamında kaldığı saptandığı takdirde mera niteliğiyle sınırlandırması, mera tahsis haritası kapsamında kalmadığı saptandığı takdirde mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitinin yapıldığı günler arasında 20 yıllık sürenin geçmediği gözönüne alınarak taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 122 ada 6 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye ve ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın mera niteliğinde olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi uyarınca mahkemece mera niteliğindeki taşınmazın sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgı sonucu tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 2. fıkrasında yer alan “KADASTRO KOMİSYON TUTANAĞI GİBİ TAPUYA TESCİLİNE”
-2-
2010/13342 – 16038

cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “TESPİT GİBİ MERA NİTELİĞİYLE SINIRLANDINILMASINA VE ÖZEL SİCİLİNE YAZILMASINA” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.