YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13442
KARAR NO : 2010/16015
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile binanın aidiyeti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Mahallesi 101 ada 383 parsel sayılı 362,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa niteliğiyle, parsel üzerindeki tek katlı betonarme ev ve ağaçların …’ne ait olduğu şerhi verilerek davalı … adına tespit edilerek tapuya kaydedilmiştir. Davacı … Yönetimi, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapunun iptali ile mülkiyetinin orman olduğunun tespiti istemiyle dava açmış, tapu iptal tescil istemi yönünden dava ayrılarak başka esasa kaydedilmiştir. Mahkemece; davacının hukuki yararı olmadığından dava konusu taşınmaz ile ilgili aidiyet davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli 101 ada 383 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile mülkiyetinin orman olduğunun tespiti istemiyle açılmış, mahkemece 27.11.2007 günlü ara kararla; taşınmaza ait mülkiyet uyuşmazlığının (taşınmazın aidiyetinin) hakem önünde çözümlenmesinin zorunlu olduğu, tescilden kaynaklanan davanın ise genel hükümlere göre çözümü gerektiği gerekçesiyle uyuşmazlığın tescile ilişkin bölümünün ayrılarak mahkemenin … bir esasına kaydına, taşınmazın aidiyetine ilişkin uyuşmazlığın ise işbu dosya üzerinden hakem sıfatıyla görülmesine devam edilmesine karar verilmiştir.
3533 Sayılı Yasaya göre davanın hakem sıfatıyla görülebilmesi için, hukuki uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olmaması ve iki idare arasında olması gerekir. Somut olayda; mahkemece taşınmazın aidiyetine ilişkin dava ile mülkiyete ilişkin davaların ayrılmaması gerekirken ayırma kararı verildiği ve tapu iptali ve tescile ilişkin davanın aynı gün incelemesi yapılan Dairenin 2010/13395 esasıyla yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır. 19/07/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesiyle değiştirilen 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince “taşınmazların aynına yönelik olan uyuşmazlıkların” hakemde görülemeyeceği hükmü getirildiği ve bu davanın hakemde görülebilme olanağı bulunmadığı gibi kararı hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1947 tarihli … fotoğrafından uyarlanan memleket haritası çakıştırılmadan taşınmazın konumunun belirlendiği, raporun bu haliyle denetime elverişli olmadığı görülmüştür.
-2-
2010/13442 – 16015
Her ne kadar hakem sıfatıyla verilen kararlar kesin olup, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz ise de, H.Y.U.Y.’nın l. ve 9. maddelerinde düzenlenen görev ve yetki kamu düzenine ilişkin olup, hakemin görevi dışında ve yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar temyize tabidir.
O halde; mahkemece, taşınmazın aidiyetine ilişkin davanın Dairenin 2010/13395 esasında devam eden tapu iptali ve tescil istemli dava ile birleştirilerek davaların taşınmazın aynına yönelik olduğu, mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken uyuşmazlık bulunmadığı gözetilerek dosyanın görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken … olduğu şekilde hakem sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.