Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13624 E. 2011/794 K. 26.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13624
KARAR NO : 2011/794
KARAR TARİHİ : 26.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.09.2007 gün 9073 – 10977 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli … Köyü 115 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkında Orman Yönetiminin kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açtığı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Orman Yönetimi tarafından aynı iddialar ile birbirine komşu taşınmazlara yönelik olarak açılan ve aynı gün Dairede temyiz incelemesi yapılan dava dosyalarında uzman bilirkişilerin (her ne kadar orman tahdit haritası ile kadastro paftasının ölçeklerini eşitleyerek çakıştırdıklarını belirtseler de) tek tek dava konusu taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritasındaki konumlarını gösteren basit krokiler verdikleri, her iki harita çakıştırılarak denetime elverişli ve davalı taşınmazları ada bazında gösteren krokiler sunmadıkları, çizdikleri krokilerde orman tahdit noktalarının kadastro paftası üzerinde hangi ada – parsele denk geldiğinin gösterilmediği, mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eski tarihli ve 1980’li yıllara ilişkin memleket haritası ile bunların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilerek yeniden yapılacak keşifte; 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde Uygulama Yönetmeliğinin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların arza uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır” hükmü gereğince kesinleşen orman tahdit haritası, tutanakları ve kadastro paftası açı ve mesafeler göz önüne alınarak sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak orman sınır noktasından hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunarak ve ölçülerek en az ada bazında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktalarının birer birer zeminde bulunması; orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulması, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri ve yer değiştirip değiştirmediklerinin saptanması, zeminde bulunamayan noktaların yerleri tereddütsüz olarak zeminde yeri saptanabilen en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle, yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup, 1999 yılı orman kadastrosunda uygulanan yöntem ve araçlar ile ölçülerek birer birer bulunup zeminde işaretlenmesi, çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil tutanaklarda yön ve mesafe olarak tarif edilen hava fotoğrafları ile desteklenen

-2-
2010/13624-2011/794

yerlerine itibar edileceğinin bilinmesi; bilirkişi kuruluna, uygulanan orman tahdit haritası, kadastro paftası ile en eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritasının ölçekleri eşitlettirilerek çekişmeli taşınmazın 1999 yılında yapılmış orman kadastrosunda oluşturulan orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattına göre konumunu ada bazında gösteren orman sınır hatları ile irtibatlı kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir,
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 22/12/1999 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı sonrasında 15.04.2010 tarihinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi tarafından 1999 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına ait tutanak ve haritaların yöntemince uygulanması sonucu çekişmeli taşınmazların tamamının kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; dairece bozulan 07.11.2006 günlü kararda 7 parselin (A) bölümünün (136 m2), orman sınırı içinde kaldığı belirlenerek, bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tescili yolunda karar verilmiş ve bu karar yalnızca Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda bozma kararına uyulmakla, Orman Yönetimi yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece artık önceki hükümde orman olduğu belirlenen 7 parselin (A) işareti ile gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 26.01.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.