Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13671 E. 2011/300 K. 19.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13671
KARAR NO : 2011/300
KARAR TARİHİ : 19.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1973 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü 312 parsel sayılı 13.150 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, …’ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 312 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmasına ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmiştir..
Orman Yönetimi; 312 sayılı mera parselinin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan kesimlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 312 parsel sayılı mera kaydının fen ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (A), (B) ve (C) ile işaretlenen kesimlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan mera kaydının iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1948 yılında tamamlanarak kesinleşen orman kadastrosu, 1978 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp 09.05.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır..
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın tamamının 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, fen ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (D) ile işaretlenen kesiminin Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, (A), (B) ve (C) ile işaretlenen kesimlerinin ise halen orman sınırları içinde kaldığı, taşınmazın daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro
-2-
2010/13671 – 2011/300

ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan mera kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/01/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.