Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13833 E. 2011/73 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13833
KARAR NO : 2011/73
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VE ARK.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve ark. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine 03.05.2005 tarihli dilekçeyle, tapuda davalılar adına kayıtlı … Köyü 929 ada 13 parsel sayılı taşınmazın yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine yörede 1979 yılında yapılan ve 14.09.1979 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 929 ada 13 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmaz bölümlerinin tapu kaydının iptaline ve Hazine dına tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 04.01.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve daha sonra1744 Sayılı Yasaya göre 1 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 5 numaralı ekip tarafından yapılıp 14.09.1979 tarihinde ilan edilmiş, ancak itirazlar üzerni çalışmalar 6 numaralı ekip tarafından tamamlanmıştır. Daha sonra 1984 yılında aplikasyon, 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması çalışmaları yapılıp kesinleşmiş, aynı yerde 1988 yılında 94 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon ve 3302 Sayıl Yasa ile değişik 2/B uygulaması 1988 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidinde 143 ila 146 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile çekişmeli 929 ada 13 nolu parselin tamamı orman sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra bu bölümlerin 1744 Sayılı Yasa ile deişik 2. madde uygulaması ile 1 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 5 numaralı ekip taraından, nitelik kaybı nedeniyle P.II olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin itiraz üzerine inceleme yapan 1 numaralı orman kadastro komisyonununca iptal edildiği, çekişmeli parsellerin ifraz edildiği … köyü 35 parselde yapılan 2. madde işleminin iptali işleminin iptali için açılan davanın kabulüne ilişkin Danıştay 8. Dairenin 1982/242-1983/3014 sayılı kararının kesinleştiği ve çekişmeli parselin nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği belirlenmiştir.
-2-
2010/13833-2011/73

Her ne kadar çekişmeli parsellerin ifraz edildiği … köyü 35 sayılı parselin tesbitine esas alınan Mart 337 tarih 119 ve 120, Nisan 1959 tarih 8 ve 9 sıra nolu tapu kayıtları yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmemiş ise de; P.II nolu poligonun nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
1938 orman sınrıları içendeki bölümler içinde kaldığı için yasal değerini yitiren tapu kayıtları dayanak gösterilerek ve taşınmazların bu bölümleri orman sınırları içinde iken, 1962 yılında genel kadastro yoluyla tapuya tescil edilip, geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından yasanın korumasından faydalanamayacağı, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği, çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu, taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yerin orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği, 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzüğün”ün 34. maddesinin “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. hükümlerinin birlikte değerlendirilmesiyle; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için; taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer olmaması (Bu tür yerlerin ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalması halinde, o yer tapulu olsa dahi mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği.), tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olması halinde, sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkını kazandırmayacağı, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması, çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olması, dayanılan tapu kaydının, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olması, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir
-3-
2010/13833-2011/73

kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmamış olması, orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işleminin 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması koşullarının birlikte aranacağı, somut olayda, çekişmeli taşınmazın öncesi orman sayılan yer iken nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, çekişmeli parselin ifraz edildiği kadastro parsellerinin tesbitine esas alınan tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa hükümleri karşısında hukuki değerini yitirdiği, bu nedenle çekişmeli taşınmazın bu bölümünün tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarıldığının kabul edilemeyeceği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı gözetilerek, çekişmeli … köyü 929 ada 13 sayılı parsele ilişkin davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı gerçek kişinin temyiz itirazları yerinde değildir ancak, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen bölümlerin tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu niteliği belirtilmeden Hazine adına tapuya tescil edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci bendde yer alan “… Hazine adına TAPUYA TESCİLİNE” kelimelerinden sonra gelmek üzere “ tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 17/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.