Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13858 E. 2010/14889 K. 01.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13858
KARAR NO : 2010/14889
KARAR TARİHİ : 01.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan … Köyü 4709 parselin (10275 m2) yüzölçümündeki taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını bildirerek, tapu kaydının iptalini ve orman olarak tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın 8835 m2 yüzölçümündeki (A) bölümü hakkındaki davanın kabulü ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki arazi ve 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu 27.12.1991 tarihinde kesinleşmiştir.
Çekişmeli 4709 parsel 10275 m2 yüzölçümüyle 2/B niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ise de daha sonra ihale yolu ile davalıya satılarak 04.07.2008 tarihinde satış nedeniyle davalı adına tapuya tescil edildiği, uzman bilirkişi tarafından orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme sonucu, taşınmazın (A) işaretli 8835 m2 bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde, (B) işaretli 1440 m2 bölümünün ise 2/B sahasında kaldığı, davacı yönetim tarafından orman sınırı içinde kalan yere ilişkin açılan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
19/02/1995 tarih 22207 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4070 sayılı HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUNUN –satışı yapılamayacak taşınmaz mallar başlıklı – 11. maddesinin (g) bendinde “6831 Sayılı Kanuna göre orman sayılan alanlar ile 17/10/1983 tarih ve 2924 sayılı kanun gereğince Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmaz mallar” hükmü bulunduğu yine, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının yasaklandığından, çekişmeli taşınmazın bedeli karşılığında gerçek kişiye satılması işlemi yasaya aykırı ve böyle bir işlem gereği gerçek kişi adına oluşturulan tapu kaydı da yolsuz tescil niteliğindedir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.).Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof. Dr. M…. Oğuzman, Prof.Dr…. Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).

-2- 2010/13858 – 14889

O halde, mahkemece bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulmasının taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştirmeyeceği, (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde … tapuya güven ilkesi ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde … 10 yıllık hak düşürücü sürenin de uygulanmayacağı, başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre hükme yöneltilen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 01.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.