Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13874 E. 2011/220 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13874
KARAR NO : 2011/220
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALI-MÜDAHİL : HAZİNE

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Hacıibrahimuşağı Köyü 157 ada 4 parsel sayılı 4260 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile … adına, 157 ada 5 parsel sayılı 8330 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, 5 sayılı parselin babasından kaldığını, bu parselin 1000-1500 m2 eksik yazıldığını, eksik yazılan kısmın 4 sayılı parsele gittiğini belirterek zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Hazine, 4 sayılı parsel yönünden davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, davacı …’nın davasının reddine, Hazine’nin davasının kabulü ile dava konusu 4 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu göz önünde bulundurularak davacı …’nın davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 3402 sayılı kadastro kanunun 25.maddesinde; “Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar…” hükmü gereğince kadastro

-2-
2010/13874-2011/220

hakiminin sicil oluşturma görevi bulunmasına rağmen, dava konusu 157 ada 5 sayılı parselle ilgili sicil oluşturulmaması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “Davacı …’nın 5 parsele yönelik davasının reddine” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “Davacı …’nın 157 ada 5 sayılı parsele yönelik davasının reddi ile bu parselin tespit gibi tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/01/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.