Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13918 E. 2011/192 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13918
KARAR NO : 2011/192
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davaya konu, … Köyü 515 sayılı parsel 7400 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, tapulama, intikal ve satış nedenleri ile davalı … ve arkadaşları adlarına tapuda kayıtlıdır.
Davacı Hazine, davaya konu taşınmazın tamamının 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışma ile, Kurtdere Özel Ormanı olarak sınırlandırılan ancak 1945 yılında devletleştirilerek nisan 10954 tarih 12 numarada orman niteli ile hazine adına tescil edilen orman kadastro sınırı içinde iken, yörede 20/01/1997 tarihinde ilan edilen ve Kadastro Mahkemesinin 1997/148-2000/89 sayılı kararı ile kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davaya konu parselin tamamının davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada Kurtdere özel ormanı olarak sınırlandırıldığı, 1945 yılında devletleştirilerek nisan 1954 tarih 12 numarada orman niteliği ile hazine adına tescil edildiği, yörede 20/1/1997 tarihinde ilan edilen ve Kadastro Mahkemesinin 1997/148-2000/89 sayılı kararı ile kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 1982 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1942 yılında 3116 sayılı yasaya göre yapılan çalışmada Kurtdere özel ormanı olarak sınırlandırıldığı, 1945 yılında devletleştirilerek nisan 1954 tarih 12 numarada orman niteliği ile hazine adına tescil edildiği, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi

-2- 2010/13918 – 2011/192

nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, davanın, … Köyü 515 sayılı parsel hakkında açıldığına, mahkemece yargılamanın aynı parsele ilişkin yapıldığına hüküm fıkrasında dava konusu, … Köyü 515 sayılı parsel hakkında hüküm kurulduğuna, ,kararın birici paragrafında dava konusu parsel olarak (… Beldesi …mevkiinde bulunan köyü 282,3663,1270 ve 2583 nolu) parsel olarak yazılmış olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, kararın birinci paragrafında yer alan yer alan “… Beldesi …mevkiinde bulunan köyü 282, 3663, 1270 ve 2583 nolu” kelimeleri çıkarılarak; bunun yerine, “… Köyü 515 sayılı” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 18/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.