Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/14018 E. 2011/1512 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14018
KARAR NO : 2011/1512
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 885 parsel sayılı 10001.75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tek katlı kagir ev, ahır ve zeytinli tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, orman olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A1) harfi ile gösterilen 209.06 m2 ve (A2) harfi ile gösterilen 430.02 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) harfi ile gösterilen 9362.67 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi ve davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/02/2009 gün ve 2008/14986- 2009/1901 sayılı kararı ile davalı gerçek kişinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verildikten sonra Orman Yönetiminin temyizi yönünden bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Mahkemece, çekişmeli parselin kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde, kısmen dışında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında çekişmeli parseli ilgilendiren orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığı, yörede orman kadastrosunun seri usulle ve … fotoğrafı yöntemiyle yapıldığı, kesinleşen orman tahdidinin bulunduğu yerlerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşmiş tahdidin uygulanması ile belirlenmesi, kesinleşmiş tahdidin uygulanmasının ise yapılışındaki tekniğe uygun olması gerektiği, orman bilirkişisi … …’in raporunda bu hususa değinilmişse de çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ile geniş çevresindeki komşu parsellere ait orman sınır, nokta ve hatlarının işlenmiş olduğu … fotoğrafı üzerinde taşınmazın konumu gösterilmediğinden raporun denetlenemediği açıklandıktan sonra mahkemece, önceki keşifte yer alan bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden,
nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktalarının, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktasının bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağının sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, çekişmeli taşınmazın yer aldığı orman kadastro haritası ile genel arazi kadastro paftası örneğinin ölçekleri 1/ 5000, 1/10000 ve 1/20000 ölçeklerinde denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilip taşınmazların kesinleşen orman kadastrosuna göre konumunun gösterildiği rapor ve kroki alınması, orman kadastro tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde çekişmeli taşınmaz ile birlikte geniş çevresinde yer alan taşınmazların konumunun gösterilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1964 yılında seri usulle orman kadastrosu yapılmış, 25/10/1965 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemenin 17/06/ 2008 tarih 2006/69- 2008/154 Sayılı kararında çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen 209.06 ve 430.02m2lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı kabul edilerek bu bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar Orman Yönetimi ve davalı tarafından temyiz edilmiş; ancak davalının temyiz istemi Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/02/2009 tarih, 2008/14986- 2009/1901 sayılı kararı ile süre yönünden reddedilmiş, Orman Yönetiminin temyizi yönünden bozulmuştur. Bu durum karşısında 209.06 m2 ve 430.02 m2’lik yerin orman sayılan yerlerden olma olgusu kesinleşmiştir. Mahkemenin temyize konu kararında ise dava tümü ile reddedilerek kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmiştir. Bu durum gözetilerek evvelce 17/06/2008 tarihli mahkeme kararında esas alınan rapor gereğince hüküm kurulması gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA , peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 22/02/2011 gününde oybirliği ile kabul edildi.