YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14077
KARAR NO : 2011/226
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mera kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu … Köyü … parsel sayılı 1900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 1974 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında kayıt miktar fazlası olarak çayır niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, davacının murisi … ’ün kadastro komisyonu nezdinde yaptığı itiraz, komisyonun 29.03.1982 tarihli kararı ile reddedilerek taşınmaz 14.09.1999 tarihinde çayır niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra İl Tarım Komisyonunca taşınmaz mera olarak tahsis edilerek 03/07/2000 tarihinde mera niteliği ile özel siciline kaydedilmiştir. Davacı … 18/08/2008 tarihli dava dilekçesi ile, taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, ancak murislerinden kaldığını ve 53 yıldan beri zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek Hazine adına olan tescil kaydının iptaliyle kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile davalı taşınmazın tapu kaydının iptaline, davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
03 Mart 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 Sayılı Mera Yasasının 13/5. maddesi ile “komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde Asliye Hukuk mahkemesinde dava açılabileceği” hükümleri getirilmiş, aynı Yasanın 21. maddesinde “tahsis kararında belirtilen haklara tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tesbitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği” öngörülmüştür. 4342 Sayılı Mera Yasası hükümlerine göre, mera, yaylak ve kışlakların tesbit ve tahdit (sınırlandırma) işlemleri yasal yollardan geçip kesinleşmedikçe mera komisyonları tarafından tahsis kararı verilemez. Mera komisyonunun verdiği tahsis kararları valilik onayı ile yürürlüğe giren ve bundan sonra 13. madde hükmüne göre ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edilir. Dolayısıyla ister kadastro çalışmaları sırasında, isterse kadastro çalışmalarından bağımsız olarak mera komisyonlarınca verilen TAHSİS KARARLARINDAN sonra 30 günlük ve 5 yıllık sürelerden söz edilebilir.
Somut olayda; çekişmeli taşınmaz, 14.09.1999 tarihinde çayır niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiş, daha sonra İl Tarım Komisyonunca taşınmaz mera olarak tahsis edilerek 03/07/2000 tarihinde mera niteliği ile özel siciline kaydedilmiştir. Her ne kadar dosya da askı tutanağı yok ise de mera kararının en geç özel sicile kaydedildiği tarihte kesinleştiğinin kabulü gerekir. Davacı … ise, yasada belirtilen 30 günlük ve 5 yıllık hak düşürücü süreler geçtikten sonra 18/08/2008 tarihinde dava açmıştır. Bu nedenle, hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılan davanın reddi gerekirken aksi kanaat ile işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/01/2011 günü oybirliği ile karar verildi.