YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14163
KARAR NO : 2011/556
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Mahallesi 467 ada 1 parsel sayılı 91299.20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, bu taşınmaz içinde ev ve bahpçesinin kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tespit tarihinde adına tescil şartları oluştuğu halde Hazine adına yazıldığını, bu kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava edilen taşınmazın 470 ada 1 sayılı parselde kaldığı ve 467 ada 1 sayılı parselde davacının zilyetliği bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 Sayılı Yasının 12/3. maddesi gereğince açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinde dava konusu parselin ada numarasının yanlış yazıldığı, dava edilen taşınmaz 470 ada 1 parselde kaldığı halde, dava dilekçesinde 467 ada 1 parsel olarak yazıldığı, davacının 467 ada 1 parselde zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesine, 470 ada 1 parsel yerine, maddi hata sonucu 467 ada 1 sayılı parselin numarasının yazıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay ilgili Hukuk Daireleri ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında kabul edildiği gibi davalıların isimlerinin doğru yazılıp ada ve parsel numarasının maddi yanılgı sonucu yanlış yazılmış olması davanın husumet yönünden reddini gerektirmeyeceğinden, doğru ada ve parsel numarası olan taşınmaz hakkında davaya devam edilerek davanın esası yönünden hüküm kurulması gerekir. Bu durumda, dava konusunun değiştirildiği ya da davanın ıslah edildiği anlamına gelmez. Bu nedenlerle, davanın 470 ada 1 sayılı parselin hakkında açıldığı gözönünde bulundurularak, davanın esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24.01.2011 günü oybirliği ile karar verildi.