YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14236
KARAR NO : 2011/96
KARAR TARİHİ : 17.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … VE ARK.
DAVALILAR : ORMAN BAKANLIĞI-ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, … Köyü 8629 parsel sayılı 4177 m² yüzölçümlü ve çalılık cinsli taşınmazın, 1981 yılında yapılan orman kadastrosunda özel orman olarak sınırlandırıldığını, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa gereğince 2/B madde uygulamasında 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğinden sahipleri adına orman rejimi dışına çıkarılmışsa da, itiraz üzerine 2/B madde uygulama işleminin iptal edilip, önceden olduğu gibi özel orman kadastro sınırları içinde bırakıldığını komisyonun bu işleminin iptali ile davacılar adına orman sınırı dışına çıkarılmasını istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp 11.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 ve 3373 Sayılı Yasalara göre yapılıp 30.11.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Tüm dosya kapsamı ile orman kadastro tutanak ve haritalarının incelenmesinden, çekişmeli kaşınmazın, yörede 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın 4512 parselin Batı … Özel Ormanı niteliği ile tespit ve tapuya tescil edildiği, daha sonra ifraz ile 4831 nolu parsele, bu parselin de ifrazı ile 8629 nolu parselin oluştuğu, 1744 Sayılı Yasaya göre 1981 tarihinde yapılan orman kadastrosu sırasında özel orman olarak orman sınırları içine alındığı, bu işlemin itirazsız yerlerde 08.03.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, itirazlı yerlerde ise 11.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 6 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 3302 Sayılı Yasaya göre … Köyü mülki hudutları dahilinde, evvelce sınırlandırılması yapılmış ormanların tümünde yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışarısına çıkarılmışsa da, itiraz üzerine komisyon tarafından orman sınırları dışarısına çıkarılma işleminin iptal edilerek yeniden özel orman sınırı içinde bırakıldığı ve bu işlemin 30.11.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre, orman sınırlaması ve 2. madde uygulamasının ilk olarak yapıldığı yerlerde, orman rejimi dışına çıkarılacak yerlerin 15.10.1961 tarihinden önce, 2896, 3302, 3373 Sayılı Yasa hükümlerine göre ise 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olması gerekir. Davlet ormanlarında 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılma işlemi Hazine adına olacağından, gerçek ve tüzel kişilerin hukuki yararı bulunmadığından idareyi zorlayıcı nitelikte dava açma hakları
-2-
2010/14236-2011/96
bulunmamaktadır. Özel ormanların 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışarısına çıkarılması özel orman sahipleri adına olacağından özel orman sahiplerinin 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkartılması için dava açmakta hukuki yararları vardır.
1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince orman kadastrosunun ilk olarak yapıldığı yerlerde orman sınırı içine alınan taşınmazlar için hak sahipleri tarafından askı ilan tarihinden itibaren 1 yılı içinde görevli ve yetkili adliye mahkemelerine itiraz davası açabilir. 3302 Sayılı Yasa ile değişik 11/1. maddede ise itiraz süresi 6 ay, 3373 Sayılı Yasayla değişik 11/1. maddesinde 6 aylık süre içerisinde Kadastro Mahkemesine dava açılabileceği tapu sahiplerinin ise 10 yıllık süre içerisinde genel mahkemede dava açabilecekleri hükmü getirilmiştir. Bu düzenlemelere göre, 6831 Sayılı Yasanın 1. ve 2. madde uygulamasının aynı anda yapılması halinde, taşınmazın hiç orman olmadığı yani 1. madde uygulamasının yanlış olduğu iddiasıyla 10 yıllık süre içerisinde genel mahkemede, daha önceki zamanlarda 1. madde uygulamasının yapılıp kesinleşen yerlerde sadece 2. madde uygulamasının yapılması yada yapılmaması halinde ise 6 ay süre içerisinde Kadastro Mahkemesinde dava açılabilir.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazın özel orman olarak orman sınırları içine alınma işlemi yani 6831 Sayılı Yasanın 1. madde uygulaması itirazsız yerlerde 08.03.1982, itirazlı yerlerde ise 11.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 3302 Sayılı Yasaya göre 1990 yılında yapılan işlem ise sadece taşınmazın orman niteliğini kaybedip kaybetmediğine ilişkindir. Komisyon tarafından yapılan çalışma da dava konusu taşınmaz orman dışına çıkarılmış ise de, itiraz üzerine tekrar orman sınırı içerisinde bırakılmıştır. Bu işleme karşı ilgilileri tarafından 6 aylık süre içerisinde Kadastro Mahkemesine dava açılması gerekirdi. Hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı için taşınmazın özel orman sınırları içerisinde kalma işlemi kesinleşmiştir. Bu işleme karşı özel orman sahiplerinin 10 yıllık süre içerisinde genel mahkemelerde dava açma hakkı bulunmamaktadır. Dava konus taşınmaza ilişkin özel orman kadastrosu 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılmış ve 11.11.1986 tarihinde kesinleşmiştir. 3302 ve 3373 Sayılı Yasanın 2/B maddesine ilişkin uygulamaya karşı açılan dava 11.11.1986 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunun iptalini de gerektirmektedir. Halbuki; bu işleme karşı açılacak davada hak düşürücü süre çoktan geçmiştir. Bu nedenlerle, 2/B madde uygulamasına karşı davanın 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen 6 aylık hak düşürücü süre içinde açılmamış olması gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, karar sonuç olarak doğru olduğundan hükmün bu gerekçelerle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 17.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.