Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1456 E. 2010/3881 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1456
KARAR NO : 2010/3881
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, …Köyü, 42, 43 ve 53 parsel sayılı sırasıyla 34.000 m², 31.900 m² ve 12.400 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …… … …ve … … adlarına tespit edilmişlerdir. Çekişmeli 43 nolu parselin tespitine itiraz eden Hazinenin itirazının komisyonca reddedilmesi üzerine davacı Hazine Tapulama Mahkemesinde 14.07.1981’de açtığı davası ile; 42, 43 ve 53 nolu parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla 16.04.1981 tarihli 157 sayılı komisyon kararının iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, mahkemece verilen kısmen kabul kararının Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2005/9528-8818 sayılı 07.10.2005 günlü düzelterek onama-bozma kararında özetle; “çekişmeli 43 nolu parselin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle kişiler adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından Hazinenin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak kararda – … …adına tesciline – ibaresinin çıkarılarak düzeltilerek onanmasına, 42 ve 53 nolu parseller yönünden ise tutanakları kesinleşmiş olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak dosya görevsizlik kararıyla Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; dava konusu 42 ve 53 nolu parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, dava konusu …Köyü 42 ve 53 nolu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde oldukları ve davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; Uzman Orman Bilirkişi … Cingöz 07.06.2000 günlü raporunda memleket haritası ile kadastro paftası ölçeklerini eşitleyerek birbiri üzerine aplike etmeden çekişmeli taşınmazların konumunu renksiz fotokopi olan memleket haritası üzerinde elle boyayarak gösterdiği gibi çekişmeli taşınmazların miktarı ve konumuna göre orman içi açıklığı olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır. Bu nedenle; sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece; eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 veya 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrometri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritaları, komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazların miktarı ve konumuna göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı, orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilmeli; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.