Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/14618 E. 2010/16612 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14618
KARAR NO : 2010/16612
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşı davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 15.12.2003 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 82 numaralı zeytincilik parseli için genel kadastroda oluşan 334 ve 108 sayılı … parseli için oluşturulan 353 sayılı parselin ifrazı ile oluşan … köyü 230 ada 4, 6, 12, 234 ada 1, 8, 10, 235 ada 6, 8, 456 ada 7, 457 ada 4, 5 ve 20 sayılı parsellerin tapuda kendi adına kayıtlı olduğu, bu parsellerin geldiği 82 ve 108 sayılı … parsellerinin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre adına oluştuğu, bu şekilde orman rejimi dışına çıkarılmış olan taşınmazlardan ifrazen oluşan çekişmeli parsellerin, tapu kayıtlarını beyanlar hanesine yazılan, 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhlerin, yasal dayanağı bulunmadığından silinmesini istemiştir. Hazine ise … köyü 230 ada 4, 6, 12, 234 ada 1, 8, 10, 235 ada 6, 8, 456 ada 7, 457 ada 4, 5 ve 20 sayılı parsellerin ifraz edildiği 334 ve 353 sayılı parsellerin ifraz edildiği sırasıyla 82 ve 108 sayılı parselin amacı dışında kullanıldığı ve yasanın getirdiği yasaklamaya rağmen … parçalara ifraz edildiği, bu nedenle tapu kaydını iptali ve Hazine adına tapuya tecili istemiyle dava açmış, Hazine davayı …’ya yaygınlaştırmıştır. Davalar birleştirildikten sonra, Hazinenin davasının REDDİNE, gerçek kişilerin davasının ise AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiş, hüküm davalı ve karşı davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesine ilişkin şerhin iptaline ve karşı dava olarak tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp 02.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılıp, 23.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli parsellerin ifraz edildiği … Köyü 334 sayılı parselin, 82 sayılı, 353 sayılı parselin de 108 sayılı … parseli ile aynı yer olduğu, 82 ve 108 sayılı … parsellerinin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve tapuya tescil edildiği, bu nedenle orman rejimi dışına çıkarıldığı, 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması işleminin ve bu işleme dayalı olarak tapunun beyanlar hanesine yazılan, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine, gerçek kişinin davasının kabulüne karar verilmişse de;
Dava konusu olan … Köyü 230 ada 4, 6, 12, 234 ada 1, 8, 10, 235 ada 6, 8 sayılı parsellerin ifraz edildiği 334 sayılı kadastro parseli, 3573 Sayılı Yasa hükümlerine yapılan çalışmada 82 sayılı … parseli olarak 1959 yılında … ’a tahsis edildiği ancak, bu kişi tarafından imar ihya edilmediği ve diğer işlemlerin tamamlanmadığından söz edilerek ilkin Hazine adına tesbit edilmiş, askı ilanı yapılmadan önce bu tesbit değiştirilerek Mart 1975 tarih ve 6 … , … Köyü 456 ada 7, 457 ada 4, 5 ve 20 sayılı parsellerin ifraz edildiği 353 sayılı kadastro parseli de, 3573 Sayılı Yasa hükümlerine yapılan çalışmada 108 sayılı … parseli olarak 1959 yılında … ’na tahsis edildiği ancak, bu kişi tarafından imar ihya edilmediği ve diğer işlemlerin tamamlanmadığından söz edilerek ilkin Hazine adına tesbit edilmiş, askı ilanı yapılmadan önce bu tesbit değiştirilerek Aralık 1971 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile Tevik adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
334 sayılı kadastro parseline uygulanan Mart 1975 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydı 3573 Sayılı Yasa hükümlerin göre tahsis ve imar ihya edilmesi nedeniyle … Bakanlığı Teknik Ziraat İşleri Genel Müdürlüğün 20.03.1970 tarih ve 215/21417 sayılı ve … Teknik Ziraat Müdürlüğünün Valilik Makamına Mühavvel 28.9.1970 T. Ve 22/3104 sayılı yazıları ile 3573 sayılı zeytinlik kanunun 4. maddesi ve tatbik Nizamnamesinin 19. maddesi gereğince … adına kayıt edilmiştir.
353 sayılı kadastro parseline uygulanan Aralık 1971 gün ve 3 Sıra Numaralı Tapu kaydı da yine aynı şekilde … Bakanlığının 10.4.1968 sayılı yazılarına istinaden, … Valiliğinin 24.6.1971 tarih 22/2065 sayılı yazısı gereğince … adına tescil edilmiştir.
… ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün Bakanlık Makamına yazdığı 09.06.2004 tarihli yazısında 82(334) ve 108(353) sayılı parsellerin verili amacına aykırı kullanıldığının tesbit edildiği bildirilip, tahsisin kaldırılması istenmiş, 07.06.2004 tarihinde Bakan Olur vermiştir. … İl Müdürlüğü 25.06.2004 tarihli ve 10536 sayılı yazısına ek olarak, … ve Köyişleri Bakanlığı olurunu taşıyan yazıyı göndererek, Doğu … Emlak Müdürlüğünden yazı gereğinin yapılmasın istemiştir.
… Bakanlığı Teknik Ziraat İşleri Genel müdürlüğünün, … Valiliğine yönelik, 20.03.1970 tarih ve 22 40-004-215 sayılı Yazısında, … köyü 82,83, 84, 85 ve 90 sayılı parsellerden oluşan üç parça zeytinliğin imar ihyasına ilişkin raporların uygun görüldüğü açıklandıktan sonra karşısında adları yazılan kişiler adına tescil edilmesi emredilmiştir.
… Vali Yardımcısı … … imzalı 28.09.1970 tarih ve 22-3104 sayılı … Bakanlığına yönelik yazıda, … köyü … taş mevkiinde bulunan Devlet Yabani zeytinliğinden 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre imar ihya edilmek üzere … Aklanan tevzii edilen 90 nolu 48 dekar 212 2 lik … Alkana tevzii edilen 83 ve 83 nolu 49 dekar 051 m2 lik iki adet parsel, … Alkana tevzii edilen 41 dekar 634 m2 lik 84,85 nolu iki adet parsel numaralı yabani zeytinliklerin, kanuni süresi içinde imar ihya edildiğinin mahallen yapılan keşiften anlaşıldığı, tanzim olunan son durum rapor ve krokilerinin … Bakanlığına gönderildiği, Bakanlığın örneği ekli 02.03.1970 gün ve 215-2141 sayılı emirleriyle parsellerin imarcılar adına tapulanması uygun görüldüğü ilgili tescil raporları ve krokiler ile bakanlığın emirleri gönderildiğinden söz edilerek, 3573 Sayılı Yasanın 4. Maddesi ve Tatbik Nizamnamesinin 19. Maddesi gereğince, imar edilen 3 ahsa ait 5 adet parselde 138 dekar 897 m2 lik zeytinliklerin imarcıları adına tapulananması emredilmiştir (Yazı altında … Alkanın tapulama evrakını aldım şeklinde yazısı vardır).
… Bakanlığının, … Valiliğine yönelik 10.04.1968 gün ve 338/30822 sayılı, … köyünde devlete ait yabani zeytinlik iken 15 kişiye tahsisi edilen (ekli listede 36367m2 lik … Eroğluna tahsis edilen D: 81-124 nolu kazık ve 109 parsel, B: 80-66-125 nolu kazık ve 107 parsel, K: 124 v 125 nolu kazık ve yol, G: 80-81 nolu kazık ve yol ile çevrili taşınmaz

-3- 2010/14618 – 16612

bulunup, taşınmazlar arasında 82 nolu … parseli yoktur.) zeytinlikler için düzenlenen imar rapor ve krokileri incelenerek, bu raporların uygun bulunduğu, 3573 Sayılı Yasanın 4 ve Tatbik Nizamnamesinin 19. Maddesi gereğince ekli listedeki taşınmazların hizalarındaki kişiler adına tescilinin sağlanması emredilmiştir.
Doğu Anadolu Milli Emlak Müdrülüğünün 08.03.2006 gün ve 1181 sayılı yazısı gereği … mevkiinde bulunan zeytinliklerin amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, bitki örtüsü, ve fiili durumunun saptanmasına amacına yönelik olarak, Zir Müh …, … , Kadastro Teknisyeni … , Yerel Bilirkişi … … tarafından düzenlenen “Tesbit Tutanağı başlıklı tutanakta, diğer bir kısım parseller ile birlikte 353 sayılı … parseli ile ilgili bilgiler de yer alıp, bu parselin de diğer parseller gibi … yıllardır kendi haline bırakıldığı, taşlık ve çalılık niteliğinde olduğu, 3573 SY öngördüğü amaç doğrultusunda kullanılmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazların … parseli olarak tahsis ve imar ihyasına, tapuya … parseli olarak davacı adına tescilinin dayanağı belgeler getirtilmemişse de,
1959 yılında 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre, çekişmeli taşınmazlardan birisinin 82 sayılı … parseli olarak … , birisinin de 108 sayılı … parseli olarak … ’na tahsis edildiği, ancak imar ihya edilmemesi nedeniyle 1963 yılında yapılan genel kadastro sırasında bundan bahsedilerek ilkin Hazine adına tesbit edildikleri, daha sonra 334 sayılı parselin Mart 1975 tarih ve 6 Sıra Numarası Tapu kaydıyla … , 353 sayılı parselinde Aralık 1971 gün ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile … adına tesbit edildiği, kadastro tesbitleri itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların tahsisen tescil edildiği 1971 ve 1975 yıllarında, 3573 Sayılı Yasanın 3 ve 4. maddelerinin yürürlükte olup olmadığı, somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı, 3573 Sayılı Yasa ve ilgili Tüzük hükümlerine göre … ve … tahsis edilen zeytincilik parselinin imar ihya şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle geri alındıktan sonra, yeniden aynı kişiye tahsis edilip edilemeyeceği, imar ihya edildiğine ilişkin bir rapor düzenlenmeden tescil emri verilip verilemeyeceği, rapor düzenlense bile raporun gerçeği yansıtmayan, bu rapora dayalı olarak tescil emri verilip verilemeyeceği ve taşınmazın veriliş amacına aykırı kullanılması nedeniyle tahsisinin kaldırılıp kaldırılamayacağı yönündedir.
3573 Sayılı Yasanın 2 ve 3. maddesinde ıslah ve tahsis koşulları ve süresi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre ıslah edilmek üzere tahsis edilen taşınmazın öngörülen süre içinde ıslahının yapıldığının belirlenmesi ve bu hususun mülkiye amirince yerinde görülmesi halinde, orman rejimi dışına çıkmış kabul edilerek, hak sahibine tapularının verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre ıslah edilmek üzere 82 sayılı parsel … , 108 sayılı parsel de … ’ya tahsis edildiği, ancak imar ihya edilmediğinden söz edilerek genel kadastroda ilkin Hazine adına tesbit edildikten sonra, 82 sayılı … parseli(334 sayılı kadastro parseli) için 1975 yılında … , 108 sayılı … parseli(353 sayılı kadastro parseli) için 1971 yılında … adına oluşan tapu kayıtları esas alınarak, bu kişiler adına tesbit edildiği, bu şekilde askı ilanları yapılıp, tesbitleri itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edildiği, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün Bakanlık Makamına yazdığı 05.05.2006 gün ve B.12.0.TUG.05-062 sayılı yazı ile aralarında çekişmeli parsellerin de bulunduğu parseller için 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan tahsisin kaldırılması istemine, … ve Köyişleri Bakanlığınca “olur” verildiği, tahsisin iptaline ilişkin idari işlem aleyhine Yönetsel Yargıda dava açılmadığı, diğer taraftan üzerinde aşılanmış yada imar ihya edilmiş … ağacı bulunmadığı, eylemli makilik ve çalılık niteliğinde olduğu ve aşılanmış delice yada … ağacının bulunmadığı raporla saptanan çekişmeli taşınmazların, tapuya tescili için öngörülen şartlar geçekleşmediğinden, tapuya tescili için hiçbir yasal dayanağının kalmadığı, taşınmazın tapuya yolsuz olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
1961 Anayasasının 131. maddesindeki orman sınırlarında hiç bir türlü daraltma yapılamaz hükmü 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve “orman niteliğini yitiren yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz” şeklini almıştır. Yine 1961 Anayasanın 37. maddesinin son fıkrasında “… dağıtımı, ormanların küçülmesi ve diğer … servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.” hükümleri mevcuttur. 09.11.1982 tarihinde yürürlüğe giren 1982 Anayasasının 44, 169 ve 170 maddeleri de 1961 Anayasasına paralel düzenleme getirilmiştir.
Temyiz incelemesi için daha önce Daireye gönderilen bazı dava dosyaları içindeki Orman Genel Müdürlüğü imzalı, … Bakanlığının 24.10.1962 gün ve 5876/5-3012 sayılı yazı da eklenerek il makamına gönderilen … Bakanlığının 12.04.1963 gün ve 426/28510 sayılı yazısında “1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra yürürlükteki yasaların Anayasaya aykırı hükümlerinin tesbiti ile görevlendirilen Bakanlıklar Arası Komisyon tarafından yapılan incelemede Devlet Ormanlarından zeytinlik tesbit ve tefrikinin Anayasanın 37 ve 131. maddelerine aykırı olup, yabani zeytinlik, harnupluk ve fıstıklıkların 3573 ve 6777 Sayılı Yasalara göre yeniden tefrik, tesbit ve tevzi yapılamayacağı” konularındaki genel tamimler eklenerek Tüm Vali ve Kaymakamlıklara gönderilen 08.05.1963 gün ve 1329/1 sayılı yazıda Anayasanın 37 ve 131. maddeleri karşısında “3573 ve 6777 Sayılı Yasalar gereğince Devlet Ormanlarından Yabani Zeytinlik, Menengiçlik, Harnupluk sahaların ayrılmayacağının” bildirildiği görülmektedir.
1961 Anayasanın bu açık hükümleri ile sözü edilen genelge karşısında 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra 3573 Sayılı Yasanın “Devlet Ormanları içindeki yabani zeytinliklerin tesisine” ilişkin hükümleri zımnen yürürlükten kaldırıldığının ve uygulama olanağının kalmadığının kabulü gerekir. Davacı kişinin tutunduğu tapu kaydı taşınmaz 1945 yılında kesinleşen orman sınırları içindeyken Ocak 1969 tarihinde oluşmuştur.
11.06.1958 gün ve 1958/8-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “deliceliklerin (yabani zeytinliklerin) para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin imar-ihya sayılacağı kabul edilmişse de, sözü edilen içtihadı birleştirme kararının öncesi orman olmayan, başka bir anlatımla orman sınırları dışındaki taşınmazlar hakkında uygulanma olanağı vardır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parsellerin %4-10 eğimli, hiç tarımda kullanılmamış üzerinde çoğunlukla mostra … kayalar ve taşlar ile maki bitki örtüsü bulunan yerlerden olduğu belirlenmiştir.
Medeni Yasanın sistemine göre tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Aksi halde, yolsuz tescil söz konusu olup bu tür tapuların iptali her zaman mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/1-464 Esas ve 2001/470 sayılı kararı ve 19.2.2003 gün 2003/20-102 esas -2003/90 sayılı kararı vb). Orman içindeki deliceliklerin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve temlik edileceğine ilişkin hükümler 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra zımmen yürürlükten kalkmış ve uygulama olanağı kalmadığı, çekişmeli parsellerin ifraz edildiği 316 sayılı parselin imar-ihya işlemleri tamamlanmadan hatalı işlem sonucu 1983 yılında yolsuz tescil olarak oluşturulduğundan Medeni Yasanın 1025.(E.M.Y. 933 – İsviçre M.Y. 975) maddesi gereğince tapu kaydına değer verme olanağı bulunmadığı gibi, 291 sayılı parselin zeytinlik olarak tahsisi de, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün içinde 82 ve 108 sayılı … parsellerinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptandığından, aralarında 82 ve 108 nolu … parselleri için oluşturulan 334 ve 353 sayılı parsellerdeki tahsisin kaldırılmasının istemi üzerine, … ve Köyişleri Bakanlığınca tahsis iptal edilmiştir. (Doktirin de yolsuz tescile dayalı olarak ayni hakın kazanılamayacağını kabul etmektedir (Prof. … Oğuzman, Prof. … Seliçi Eşya Hukuku 5. bası 1998 sayfa 141).
Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, tapu kaydı geçerli hukuki sebepten yoksun olduğundan, yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesi de olanaksızdır.
Dava konusu parsellerin ifraz edildiği 334 ve 353 sayılı parseller, 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastro yapıp yolsuz olarak sicil oluşturmuşlarsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastro yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmaz. T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebileceğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağı yoktur.
Çekişmeli parsellerin ifraz edildiği, … köyü 334 ve 353 sayılı parsellerin hiçbir imar ihya faaliyetine konu edilmeden, üzerinde bulunan delicelerden hiç birisi aşılanmadığı, eylemli pırnarlık, çalılık ve taşlık niteliğinde olduğu gözetilmeden, 3573 Sayılı Yasa uyarınca oluşturulan ve baştan beri yolsuz tescil niteliğindeki tapu kaydı davacıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmaz. Başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararı yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) başka bir anlatımla; mülkiyet hakkının baştan beri doğmadığını belirleyen bir hüküm olup, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralı da uygulanamaz (T.M.Y.nın 1025. md.). Bu tescil bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmaz. T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicil hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebilir.
Açıklanan hususlar gözetilerek Hazinenin davasının kabulüne, gerçek kişinin davasının ise reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul veyasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.