YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14789
KARAR NO : 2010/17240
KARAR TARİHİ : 31.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14/06/2010 gün ve 2010/5118-8277 sayılı ilamıyla bozma kararı verilmiş, süresi içinde müdahil davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 222 ada 1 parsel sayılı 2645,30 m2, 163 ada 20 parsel sayılı 7224,98 m2, 223 ada 2 parsel sayılı 4433,12 m2, yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 163 ada 21 parsel sayılı 4254,66 m2, 134 ada 4 parsel sayılı 13350,84 m2, 128 ada 4 parsel sayılı 863 m2 ve 128 ada 1 parsel sayılı 56,36 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 209 ada 1 parsel sayılı 2892,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve bir kısmınında meradan açıldığı iddiası ile dava açmıştır. Dava Orman Yönetimi, Hazine ve köy tüzel kişiliğine ihbar olunmuş; Hazine taşınmazların mera ve orman alanı olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağını bildirerek davacı yanında davaya katılma talebinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 128 ada 1 ve 4, 134 ada 4, 209 ada 1, 222 ada 1, 223 ada 2 nolu parsellerin tamamı ile 163 ada 20 parselin (B) ile gösterilen 2443,39 m2’lik, 163 ada 21 parselin (B) ile gösterilen 1420,31 m2’lik kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına, 163 ada 20 parselin (A) ile gösterilen 4781,59 m2’lik, 163 ada 21 parselin (A) ile gösterilen 2834,35 m2’lik kısımlarının tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … vekili tarafından 128 ada 1 ve 4, 134 ada 4, 209 ada 1, 222 ada 1, 223 ada 2 nolu parseller ile 163 ada 20 parselin (B) ve 163 ada 21 parselin (B) kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece vasıf tayininin yanlış yapıldığı bildirilerek; 163 ada 20 ve 21 parsellerin (A) ile gösterilen kısımlarına yönelik olarak esastan ve davalılar tarafından 128 ada 1 ve 4, 134 ada 4, 209 ada 1, 222 ada 1 , 223 ada 2 nolu parseller ile 163 ada 20 parselin (B) ve 163 ada 21 parselin (B) ile gösterilen kısımlarına yönelik olarak temyiz edilmekle Dairece katılan Hazinenin temyiz dilekçesinin reddine, davalı gerçek kişinin temyiz itirazları yönünden “davacı gerçek kişinin aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek” hükmün bozulmasına karar verilmiş, hüküm bu kez katılan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Davacı gerçek kişinin davalı kişiler adına tespit edilen taşınmazların orman ve mera niteliğindeki yerlerden olduğu iddiasıyla kadastro tespitine itiraz davası açtığı, mahkemece yapılan araştırma sonucu taşınmazların orman ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğindeki yerlerden olduğu anlaşılmış ise de, orman iddiasıyla açılacak davalarda dava ehliyetinin Orman Yönetimi ve Hazineye ait olduğu, mera iddiasıyla açılacak davaların da Hazine ve ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait bulunduğu, mera niteliği kesinleşmeyen yerlerde kişilerin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, taşınmazların mera niteliği kesinleştiği takdirde, meradan yararlanma … bulanan kişilerin dava haklarını kullanabilecekleri, Dairece taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmasına ilişkin kişilerin aktif dava ehliyetlerinin de bulunmadığı, bu nedenlerle davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesine yönelik bozma kararı yerindedir. Ancak, Hazine taşınmazların orman ve mera olduğu iddiasıyla Hazine adına tescili istemiyle davaya katılma dilekçesi verdiğine göre, harca da tabi olmayan Hazinenin verdiği bu dilekçesinin ayrı bir dava olarak kabulü gerekir. Hazine yönünden kadastro tespit tutanağı kesinleşmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesi gereğince kesinleşen tespitlere karşı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan davalara bakma görevi genel mahkemelere aittir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. Bu nedenle; mahkemece Hazinenin davası yönünden mahkemenin görevsizliğine, tespit tutanağının onaylı bir örneği ile dava dosyasının görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesine, tutanak asılları ve eklerinin de kesinleşen tespit uyarınca işlem yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, Dairece Hazinenin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi maddi yanılgıya dayalıdır. Ayrıca, Hazine vekili tarafından davaya katılma dilekçesi verilerek görev gereğinin de yerine getirildiği anlaşıldığı halde, Dairenin karar hükmünün üçüncü paragrafında hataen yazılan “görev yapmayan Orman Yönetimi ve Hazine görevlileri hakkında … Savcılığına suç duyusunda bulunabilir” cümlesinin de çıkartılarak daire kararının düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 14.06.2010 gün ve 2010/5118-8277 sayılı Hazinenin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin daire kararının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dairenin karar bölümünün üçüncü paragrafında hataen yazılan “görevini yapmayan Orman Yönetimi ve Hazine görevlileri hakkında … Savcılığına suç duyurusunda bulunulabilir” cümlesinin çıkartılarak Daire kararının DÜZELTİLMESİNE 31/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.