YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14903
KARAR NO : 2010/14953
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : HAZİNE- … VE ARK.
DAVALILAR : HAZİNE- … VE ARK.
KATILANLAR : … VE ARK.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …, … , …, … mirasçıları ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu Anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/8984-10684 sayılı 17.07.2008 günlü bozma kararında özetle: “Dosyadaki keşifler, bilirkişi raporları ile getirtilen kayıtlardan, çekişmeli parsellerin üzerinde dekar başına, kök yaşı 60-70, aşı yaşı 30 olan 15-20 … ağacı, yaşlı ve genç çam ağaçları ile diğer maki elemanlarından oluşan bitki örtüsünün bulunduğu, başkaca tarımsal bir faaliyet sürdürülmediği, zeytinleri toplanmak suretiyle yararlanıldığı, çekişmeli 3 sayılı parselde … oğlu …’a ait ev ve müştemilatının bulunduğu, çekişmeli parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde Kuzey, Doğu ve kısmen Batıdaki sınırlaması itirazsız kesinleşen ve eylemli olarak makilik ve çam ağaçları ile kaplı Bülbül Dağı Devlet Ormanı ile güneydeki Akdeniz arasında kaldığı, çekişmeli parsellerin toplam yüzölçümlerinin 7120 m2 olduğu, doğu yönünde bulunan dava dışı bir kısım parseller kadastroda gerçek kişiler adına tesbit edilmişse de, orman ile deniz arasında kalan bu alanın yüzölçümünün 15-20 dönümü geçmediği, topak yapısı ve aşılı … ağaçları dışındaki bitki örtüsü bakımından çekişmeli parsellerin sınırdaki devlet ormanından ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, devlet ormanının devamı niteliğinde olduğu, delicelik ve diğer maki türü ağaç ve ağaçcıklarla kaplı taşınmazın 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevzii, tahsis ve imar ihyasına ilişkin her hangi yasal bir çalışma yapılmadığı, Bakanlıkça onaylanmış kıyı kenar çizgisinin bulunmadığı, 14.06.2006 tarihli keşif sonucu Jeolog bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporla, yakınındaki alanlar kıyı kenar çizgisinin belirlenmesindeki kıstaslar gözetilerek yapılan çalışmada 1 ve 2 sayılı parsellerin kıyı kenar çizgisi dışında, 3 sayılı parselin kuzeyindeki (B) ile gösterilen bölümünün kıyı kenar çizgisi dışında, (A) ile gösterilen güney bölümünün ise kıyı kenar çizgisi içinde olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda birinci bendde sözü edilen Çekişmeli …Köyü 1 ve 2 sayılı parsellerin kadastro tesbitine esas alınan Haziran 1935 tarih ve 5 sıra numaralı sicilden ifrazen gelen Aralık 1973 tarih ve 17 ve 18 sıra numaralı tapu kayıtları, oluşumunda katılımı ve sorumluluğu olmayan Orman Yönetimini ve Hazineyi, yine … Atılganın tutunduğu tapu kaydının oluşumuna esas … Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.1973 gün ve 1973/167-302 sayılı kararı taraf olmadığından Orman Yönetimini bağlamayacağı,
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yer olduğu, Orman Yasasının 1. Maddesinin 2. fıkrasının İ bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkındaki Yasa hükümlerine Devlet Ormanından tefrik edilmediği, imar ıslah ve temlik şartlarının yerine getirilmediği,
-2-
2010/14903-1493
Hukuk Genel Kurulunun 20.03.1996 gün ve 1995/20-1086-174 sayılı kararında kabul edildiği gibi, hukuken orman olan taşınmaz hakkında, Orman Yönetiminin taraf olmadığı dava sonucu oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğu,
Medeni Yasanın mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul ettiği, Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanmasının zorunlu olduğu, geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan orman sayılan yerler hakkındaki tescil işleminin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve her zaman iptalinin istenebileceği (Hukuk Genel Kurulunun 30/05/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.). Yolsuz tescille ayni hakkın kazanılmış olmayacağı (Prof. Dr. M. … Oğuzman, Prof.Dr…. Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak bulunmadığı, bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremeyeceği, (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün olmadığı, özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesinin sahibine mülkiyet … kazandırmayacağı, H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023. (931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesinin uygulanamayacağı gözetilerek, davacı gerçek kişiler ve katılanların tüm davalarının reddiyle, çekişmeli parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacılar …, …, … , …, … ve … tarafından açılan davaların reddine, davacı Hazinenin davalarının kabulüne ve dava konusu … Köyü 1, 2 ve 3 nolu parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile orman niteliğiyle davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar …, … , …, … mirasçıları ve … tarafından temyiz edilmiştir
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 02/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
…