YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15302
KARAR NO : 2011/952
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 03.03.2008 tarihli dilekçesiyle, … Köyü Ova mevkii 59 sayılı parselin 2548,14 m2 yüzölçümündeki bölümünün, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1993 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, bu bölümün kesinleşen orman sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, 59 sayılı parselin tamamının zilyetlikle gerçek kişiler adına tesbit edildiğini, gerçek kişiler arasında görülen dava sonunda hükmen gerçek kişi adına kesinleşip tapuya kayıt edildiğini, intikal ve taksim ile davalının murisi … adına tapuya tescil edildiğini ve tapuda halen onun adına kayıtlı olduğunu, 2/B’lik alanda kalan bu bölümün hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 59 sayılı parselin fen bilirkişi …tarafından düzenlenen krokide (A) ile gösterilen 2548,14 m2 yüzölçmündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” ibaresinin eklenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 yılında yapılıp 10.11.1993 tarihinde ilan edilerek 11.05.1994 tarihinde kesinleşen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
-2-
2010/15302 – 2011/952
1953 yılında yapılan genel kadastro sırasında çekişmeli … Köyü Ova mevkii 59 parsel sayılı 4180 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tesbit edilip, … ve arkadaşlarının tapuya dayalı davalarının reddine ve parselin tesbit gibi … adına tapuya tesciline ilişkin, Köyceğiz tapulama mahkemesinin 30.03.1983 gün ve 1981/335-89 sayılı kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.06.1985 gün ve 1984/3240-7823 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmesiyle, 23.12.1985 tarihinde … adına tapuya tescil edilmiş, intikal ve taksim ile 24.02.1993 tarihinde … adına kayıt edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2548,14 m2 yüzölçümündeki bölümü orman sınırları içinde bırakılmış, 1993 yılında yapılan ve 1994 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu … köyü 59 sayılı parselin dava konusu edien ve bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün 942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. Maddesinden sonra gelek üzere eklenen 36/A Maddesinin “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz.”, 3099 Sayılı Yasanın 17 Maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesinin gereğince “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz
-3-
2010/15302 – 2011/952
edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” Hükmü gereğince, yapılan kadastro ile Hazine adına tesbit edilip, davacı gerçek kişilere satılan çekişmeli parsellerin bir bölümünün tapu kaydının iptali nedeniyle davalı gerçek kişiler yararına yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğinden, davalının yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödemesine ilişkin hüküm yasaya açık bir aykırılık teşkil etmekteyse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan iki, üç ve dört numaralı bentlerin hükümden tamamen çıkartılarak, bunun yerine iki numaralı bent olarak “2-6099 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.