YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15422
KARAR NO : 2011/1231
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1972 yılında yapılan kadastro sırasında, … ’da bulunan 101 parsel sayılı 23.625 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1970 tarih 71 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen orman yönetiminin açtığı dava sonucu Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 08.12.1980 gün 1980/9-92 sayılı kararı ile taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit haritasında … ve … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile 766 Sayılı Yasanın 46/son maddesi uyarınca bağlı olduğun birliğin kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanarak 04.12.1982 tarihinde kesinleşmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile … ve … Devlet Ormanının bir bölümü (101 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunduğu alanın bir kesimi) PI poligon numarası ile orman sınırları dışına çıkarılmış ve 6545 parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmiştir.
04.01.1999 tarihinde yapılan kullanım kadastrosu sırasında 101 (6545) parselden gelen 842 ada 1 parsel sayılı 389,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz (101 “6545” parselden ifrazen) Temmuz 1995 tarih 6591 sayfada 6545 parsel numarası ile Hazine adına kayıtlı iken tapu kadastro genel müdürlüğünün genelgesi uyarınca kişilerin fiili kullanım durumları da gözönüne alınarak …’ın işgalinde olduğundan söz edilerek ve beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılmıştır, bu parsel … oğlu …’ın tasarrufundadır” şerhi yazılarak bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …; Mayıs 1970 tarih 71 sıra nolu tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 842 ada 1 parsel sayılı taşınmazı tapu maliklerinden 11.05.1970 tarihinde satın aldığı, o tarihten bu yana zilyetliğinde bulunduğu, 842 ada 1 parselin adına tapuya tescili ve taşınmazın beyanlar hanesindeki …’ın zilyetliğinde olduğu şerhinin silinerek kendisinin zilyet olduğu şerhinin yazılması istemiyle temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu nitelik kaybı sebebiyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, davacının tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı, davalı …’ın zilyet olmadığı, davacının Mayıs 1970 tarih 71 sıra nolu tapu kaydındaki payına istinaden taşınmazı kullandığı gerekçesiyle Hazineye yönelik açılan davanın reddine, zilyetlik şerhine ilişkin davanın kabulü ile 842 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine “taşınmazın …’nın tasarrufunda olduğu” şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hükmün davacı … ve davalılardan … tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.10.2009 gün 2009/12815-15862 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartıldığından, dayanak tapu kaydının özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği, kaldı ki dayanak değişir sınırlı tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarıyla geçerli kapsamının belirlenmesi gerektiği, çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı dışında kaldığı belirlendiğinden tapu kaydına değer verilemeyeceği, diğer taraftan … ve …’ın çekişmeli taşınmazda zilyet olduklarını ispatlayamadıkları, kaldı ki, belediye sınırları içindeki 2. ve 2/B madde alanlarında zilyetlik şerhi verilemeyeceği, Hazinenin her zaman çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi istemiyle dava açabileceğinden …’nın davasının tamamen reddine ve bu aşamada çekişmeli taşınmazın kadastro tespitindeki hukuksal durumunun aynen korunması” gereğine değinilmiştir. Hazine; çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı …’nın davasının reddine, katılan Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti gibi 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarılmış tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki “… oğlu …’ın tasarrufunda” olduğuna dair zilyetlik şerhinin terkinine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yöneliktir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1972-1973 yıllarında genel arazi kadastrosu, 1999 yılında kullanım kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 16/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.