YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15559
KARAR NO : 2011/1003
KARAR TARİHİ : 14.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 20.06.2008 tarihli dava dilekçesinde hudutları yazılı bulunan … İlçesi- … Mahallesi … Mevkiinde bulunan 9669 m2 taşınmazın bağdan bozma bahçe olduğnu, Hazinenin ve köy tüzelkişiliğinin ilgisi bulunmadığını, 20 yılı aşkın zilyetlik ve tasarrufunda bulunduğunu, adına tescili istemiyle dava açmış, yargılama sırasında 2010 yılında bölgeye genel arazi kadastrosu girmiş, yapılan kadastro sırasında çekişmeli taşınmaz … İlçesi … Mahallesi 544 ada 5 parsel sayılı 10765,50 m2 yüzölçümünde bahçe niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … zilyetliğinde olduğu tespit edilmiş; ancak, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/207 esasında davalı olduğu kabul edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. Maddesine göre malik hanesi boş bırakılarak tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine, dosyanın resen Çumra Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, davacının görevsizlik kararı verilmesine sebebiyet vermediği anlaşıldığından, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 05.09.1997 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile 04.07.2008 tarihinde 4999 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Tescil istemiyle açılan davada yargılama sırasında genel arazi kadastrosu yapılması nedeniyle dava konusu yere ilişkin olarak kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi nedeniyle genel mahkemelerin görevi sona ereceğinden ve 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesine göre tutanak düzenlenen yerde artık kadastro mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Çumra Kadastro Mahkemesine gönderilmesinde ve yasa gereği devredilen davalara ilişkin vekalet ücreti takdir edilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.