Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15609 E. 2011/1839 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15609
KARAR NO : 2011/1839
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi (Müstemir Yetkili)

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi 2748 ada 5 parsel sayılı 1105,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığından Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine kullanıcısı ve üzerlerindeki zeytin ağaçlarının sahibinin … olduğu şerh verilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığını bildirerek yüzölçümü düzeltilerek adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın husumet yönünden reddine ve 2748 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları, lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, tutanağın beyanlar hanesinde adına zilyetlik şerhi verilen kişi tarafından çekişmeli taşınmazın eksik yazılan yüzölçümlerinin düzeltilmesi ve adına tescili talebi ile açılan kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak, davacı dava dilekçesinde Kadastro Müdürlüğünü göstererek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup yargılama sırasında Kadastro Müdürlüğü Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece res’en gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı yana olanak sağlanması gerekirken, aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.