YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15753
KARAR NO : 2011/6012
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü Köy arkası mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Doğusu: orman, Batısı: …, Kuzeyi: … ve müşterekleri, Güneyi: … ile çevrili, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilmiş bulunan 13429.59 m2’lik taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/ 02/ 2009 tarih, 2009/ 1268- 1900 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Sözü edilen bozma ilamında “Dairenin iade kararı üzerine Pazarcık Orman İşletme Müdürlüğünce dosya arasına gönderilen belgelerden çekişmeli taşınmazın yer aldığı … köyünde 30/05/2005 tarihinde 60 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosuna başlandığı, bu çalışmanın 07/07/2005 tarihinde sonuçlandırılarak, sonuçlarının 10/08/2006 tarihinde ilan edildiğinin anlaşıldığı, dava sırasında yapılıp, ilan edilen orman kadastrosunun davanın tarafları ve dava konusu taşınmaz yönünden kesinleşmeyeceği, eldeki tescil davasının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, kadastro Mahkemesince bakılacak dava türlerinin 3402 sayılı Yasanın 26. maddesinde gösterildiği ve 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre bu davalar dışında, altı aylık askı süresi içinde açılan orman sınırlaması ve 2/B madde uygulamasına itiraz davalarının da kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılacağı, bu nedenlerle tescil davasında asliye hukuk mahkemesinin, orman kadastrosuna itiraz davasında ise kadastro mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, görev yönü kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında, temyiz aşaması da dahil olmak üzere tarafların her birince ileri sürülebileceği gibi resen de gözetilebileceği, mahkemece anılan yönler göz önüne alınarak; orman kadastrosuna itiraz davasının, tescil davasından ayrılıp, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizliğe karar verilerek tescil davası elde tutulup orman kadastrosuna itiraz davasının sonucunun beklenmesi” gereğine değinilmiştir. Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin de Dairenin 30/12/2009 tarih, 2009/18114 – 20022 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine asliye hukuk mahkemesince orman kadastrosuna itiraz davası ile tescil davasının ayrılmasına, tescil davasının mahkemenin yeni bir esasına kaydı yapılarak o esas üzerinden yargılamanın devamına, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden ise mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde
dosyanın Pazarcık Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karar bu kez de davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.