Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15801 E. 2011/1654 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15801
KARAR NO : 2011/1654
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/04/2009 gün ve 2009/5098-7299 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz meşelik niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, davacı zilyetlik iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece tutanak bilirkişileri dinlenip çelişki giderilmediği gibi, davacının gösterdiği tanıklar dinlenmemiş, alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1989 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı açıklanarak orman sayılmayan yer olduğu bildirilmiş, öncesi itibariyle memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planında orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılmamış olduğu ifade edilerek yapılması gereken işlemler ayrıntılı olarak belirtilerek anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmaması nedeniyle orman araştırması ve zilyetlik ile taşınmaz edinme koşulların yöntemince araştırılması gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve … İli, … İlçesi, … Köyü 202 ada 13 parsel sayılı taşınmazın Kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 22/11/1989 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ancak % 50 eğimli, orman sayılan ve zilyetlik ile kazanılamayacak yerlerden olduğu belirlenerek kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. Maddesine göre aynı nedene dayalı ret sebebi gözetilerek kendilerini avukatla temsil ettiren davalılar Hazine ve Orman Yönetimi Yararına tek vekalet ücreti yerine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının dördüncü fıkrası üçüncü satırında yer alan “1015,00’…” ifadesindeki “…” ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.