Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15803 E. 2011/1647 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15803
KARAR NO : 2011/1647
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 200 ada 20 sayılı parsel 8538,08 m2 yüzölçümünde, tarla niteliğiyle davalı …, 168 ada 18 sayılı parsel 587,30 m2 yüzölçümünde, zeytinlik niteliğiyle davalı … …, 168 ada 29 sayılı parsel 263,46 m2 yüzölçümünde, zeytinlik niteliğiyle dava dışı …, 168 ada 127 sayılı parsel 567,58 m2 yüzölçümünde, zeytinlik niteliğiyle davalı …, 168 ada 128 sayılı parsel 260,83 m2 yüzölçümünde, zeytinlik niteliğiyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve … davalı bir kısım taşınmazların kendilerine ait olduğunu ve bir kısım davalı taşınmazlar içinde kendilerine ait taşınmaz bölümlerinin kaldığı iddialarıyla dava açmışlardır. Mahkemece, asıl dosya yönünden davacının davasının reddine ve dava konusu Pamukova ilçesi, … köyü, Hüsseoluk mevkii 200 ada 20 nolu parsel sayılı taşınmazın … bilirkişileri … … ve … …’in 18/06/2010 havale tarihli bilirkişi raporlar ve rapora ekli kroki 1’de 20/B ile ormanlık alan olarak yeşil renk ile gösterilen 7134.21m2lik kısmının kadastro tutanağının iptali ile bu kısmın aynı adanın son parsel numarasıyla orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının iptal edilmeyen 200 ada 20 nolu parselin teknik bilirkişi raporuna ekli kroki 1’de 20/A ile tarla olarak … renk ile gösterilen 1403.87 m2lik kısmının tespit malikinin uhdesinde bırakılmasına; birleşen 2007/170 esas sayılı dosya yönünden ise, Pamukova ilçesi, … köyü, 168 ada 29 nolu parsel hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine; birleşen 2007/170 esas sayılı dosyada ve birleşen 2007/122 esas sayılı dosyada davalı olan Pamukova ilçesi, … köyü, 168 ada 127 nolu parsel ve sadece birleşen 2007/170 esas sayılı dosyada davalı olan Pamukova ilçesi, … köyü, 168 ada 128 nolu parseller hakkında açılan davaların sübut bulmadığından reddine, söz konusu taşınmazların tespit gibi tesciline ve dava konusu Pamukova ilçesi, … köyü, 168 ada 18 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişileri … … ve … …’in 18/06/2010 havale tarihli bilirkişi raporlar ve rapora ekli kroki 3’de 18/A ile … renk ile gösterilen 83.02m2lik kısmının kadastro tutanağının iptali ile bu kısmın aynı adanın son parsel numarasıyla davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline; kadastro tutanağının iptal edilmeyen 168 ada 18 nolu parselin ekli kroki 3’de 18/B ile renksiz olarak gösterilen 504.28 m2lik kısmının tespit malikinin uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm katılan davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazlar bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12/10/1989 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Katılan davacı … Yönetimi, 21/04/2010 günlü dilekçesiyle, taşınmazların orman vasfında olduğunu belirterek harcını yatırmak suretiyle davaya katıldığı halde, mahkemece hükme dayanak alınan orman bilirkişisi 200 ada 20 parsel dışında dava konusu diğer parsellerle ilgili olarak herhangi bir inceleme yapmadığı gibi, 20 sayılı parselinde kesinleşen orman parseli dışında olduğu ancak (B) bölümünün eylemli orman olduğunu belirtilerek memleket haritası üzerinde inceleme yapmadan rapor vermiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle, mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz veya taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın veya taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; şayet orman yönetimi taşınmaz veya taşınmazların kesinleşmiş tahdid dışında olan orman alanları olduğu iddiasına dayanması halinde taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, ayrıca yine keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmaz veya taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde ve usuli kazanılmış hak da dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; hüküm fıkrasında tespitin iptali yerine, “tutanağın iptali”, tespit gibi tescili yerine “uhdesinde bırakılmasına” ifadelerinin kullanılması da doğru değildir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 23/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.