YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15813
KARAR NO : 2011/1590
KARAR TARİHİ : 23.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetlik şerhine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 Sayıyı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında, … ilçesi … köyü 110 ada 243 parsel sayılı 1498,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, Taşınmazın kendi kullanımında olup içerisinde bulunan zeytin ağaçlarının kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu … İlçesi, … Köyü 110 Ada 243 Parselin yapılan kadastro tespitinde parselin zilyedi olarak kadastro tutanağının ilgili kısmına … oğlu …’ın isminin yazılmasına karar verilmiş hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen zilyetlik şerhine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20/10/1987 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro müdürlüğünce tutanak aslı davalı olarak gönderildiğinden mahkemece bu konuda karar verilmemiş olması ve dava kabul edilmesine rağmen tutanağın beyanlar hanesine davalı … adına yapılan kullanım tespitinin iptal edilmemesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “dava konusu … İlçesi, … Köyü 110 Ada 243 Parselin yapılan kadastro tespitinde parselin zilyedi olarak kadastro tutanağının ilgili kısmına … oğlu …’ın isminin yazılmasına” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “… İlçesi, … Köyü, 110 ada 243 nolu parselin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinin kullanıcı
kısmının iptali ile, beyanlar hanesine “… oğlu 1936 doğumlu …’ın kullanımındadır yazılması suretiyle tespit gibi tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.