YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15859
KARAR NO : 2011/1759
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/03/2010 tarih 2009/20242-2372 sayılı bozma kararında çekişmeli taşınmazların bir bütün olarak değerlendirildiğinde dört tarafı orman niteliğiyle Hazine adına tespit gören 101 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği bu nedenle Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Kuyumcu Köyü 101 ada 232, 233, 234, 235, 236, 237, 239 ve 241 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 11, 12, 13 ve 14. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davacı … Yönetimi ve katılan Hazinenin yapmış oldukları yargılama giderlerinin üzerlerine bırakılmasına, davacı ve katılan lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.