Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15896 E. 2011/2261 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15896
KARAR NO : 2011/2261
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2005/433-4947 sayılı bozma kararında; “Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosunun 1957 yılında yapıldığı ve 07.10.1957 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın çalılık ve taşlık olması nedeniyle tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğünden sonra ise anılan yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her ne kadar; orman, ziraat ve yerel bilirkişi ile tanıklar çekişmeli yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduklarını, öncesi çalılık ve taşlık iken davacının çalıları ve taşları temizleyerek imar ihya ettiğini açıklamışlar ise de, kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine ve resmi belgelere uygun düşmeyen bilirkişi sözlerine ve raporlarına değer verilemez. Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Dava konusu taşınmazların tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre taşlık-çalılık yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre, taşınmazların orman olmadığı hususu, ancak yörede yapılıp kesinleşecek orman kadastrosu sonucu tahdit haritası dışında bırakılması halinde kabul edilebilir. Orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar taşınmazlar orman sayılır. Taşınmazların zilyetlikle iktisabı bu tarihten sonra mümkün hale gelir. Bu durumda, orman kadastrosunun kesinleşme tarihi zilyetliğin başlangıcına esas teşkil eder. Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleşeceği güne kadar, taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden daha önceki tarihlerdeki zilyetliğe değer verilemeyecektir. Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 ile 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararları da bu yöndedir. Davaya konu taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmadığı gözetildiğinde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Davalı … Yönetimi, davanın devamı sırasında dilekçe ile 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6. maddesi uyarınca çekişmeli yerlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ettiğinden davaya katılma sayılır. O halde; Orman Yönetiminden 492 Sayılı Harçlar Yasası uyarınca katılma harcı alınmalı, davacı gerçek kişinin davasının reddine, kadastro harici bırakılan çekişmeli taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davacı …’nın davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulü ile 25/03/2003 tarihli bilirkişi raporunda (A) işaretli 9200 m2, (C) işaretli 3800 m2, (D) işaretli 7060 m2, (G) işaretli 1600 m2, (H) işaretli 15600 m2, (I) işaretli 1200 m2, (J) işaretli 20200 m2 ve (K) işaretli 4600 m2’lik bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) işaretli bölüm 374 ada 125 parsel, (E) ve (F) işaretli bölümler 375 ada 180 parsel, (L) işaretli bölüm 374 ada 18 sayılı parsel içinde kaldığından bu bölümler yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1957 yılında yapılmış ve sonuçları 06.09.1957- 06.10.1957 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.