Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15907 E. 2011/2343 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15907
KARAR NO : 2011/2343
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 1085 parsel sayılı 18400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 1082 ve 1084 parsellere uygulanan Ağustos 1928 tarih 43 sıra ve Temmuz 1933 tarih 15 sıra nolu tapu kaydının miktar fazlası olduğundan Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Tapulama Komisyonu tarafından reddedilen davacılar tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.10.1978 gün 1978/6627-12306 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında “itiraza uğrayan bakanlık mütalaasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı yönünün orman yüksek mühendisi, orman mühendisi ya da orman işlerinde uzman kişiler arasından seçilecek bilirkişilen aracılığıyla yerinde keşif yapılmak suretiyle saptanması, yapılacak araştırma sonucunda nizalı parselin orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde ise dayanılan tapu kaydı yöreyi iyi bilen bilirkişiler aracılığıyla yerine uygulanması dayanılan tapu kaydının başka parsellere de revizyon görüp görmediği revizyon gördüğü parsellerde dikkate alınarak varsa kayıt miktar fazlasının ne suretle meydana geldiği, miktar fazlasının tespit günündeki yasal hükümlere göre kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesine elverişli yerlerden olup olmadığı yönlerininde araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 05.03.1984 gün 1983/13382 E – 1984/2964 K sayılı kararı ile “6831 Sayılı Orman Kanununun 2896 Sayılı Kanunla değiştirilen 1. maddesi hükmünce yeniden orman araştırması yapılmalı ve dayanılan tapu kaydı incelenerek geçerli tapu kaydı olup olmadığı belirlenmeli, uygulanmalı, kapsamı belli edilmeli” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.09.1998 gün 1998/6692-7726 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “…Dayanak tapu kayıtlarının zemine uygulanarak ve miktarıyla geçerli kapsam belirlenerek miktarı kadar yer için davanın kabulüne, miktar fazlası yönünden ise reddine karar vermek gerekirken tümden reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabul kısmen reddine ve fen bilirkişisi Coşkun Koçbulut’un 24.05.2004 günlü raporunda (A) işaretli ve sarıya boyalı 3942 m² yüzölçümlü bölümün tapudaki payları dikkate alınarak veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline, (B) işaretli yeşile boyalı 14458 m² yüzölçümlü bölümün orman niteliği ile orman idaresi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan … ve davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce yapılmış orman kadastrosu bulunmamaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 08/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.