YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15931
KARAR NO : 2011/2638
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesi … Köyü 128 ada 1 ve 188 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde tarafların ortak murisi …’in kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu 128 ada 1 parsel sayılı taşınmazın … mirasçılarının, 188 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise …, … ve …’in kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile 128 ada 1 parselin mirasçılar, 188 ada 3 parselin …, … ve … kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 128 ada 1 parsele yönelik açılan davanın hukuki menfaat yokluğundan, 188 ada 3 parsele yönelik açılan davanın mirasçıların tespit tarihine kadar müşterek olarak zilyet olduklarından reddine ve 188 ada 3 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 2003 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 11.09.2003 tarihinde askı ilanı yapılarak 11.03.2004 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre … biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacının davası reddedildiğine göre, davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak lehine 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve 128 ada 1 parsel yönünden sicil oluşturulacak şekilde karar verilmemesi yanlış ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “davanın reddine” cümlesinden sonra gelmek üzere “ve tespit gibi tesciline” cümlesinin eklenmesine, yine 4. bendinin tamamen kaldırılarak, yerine 4. bent olarak “4-Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca 150.00.- TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının 13/j madesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.