Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16 E. 2010/3090 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16
KARAR NO : 2010/3090
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.04.2007 gün ve 2007/2708-4883 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece davanın 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine göre orman içi açıklık iddiasıyla açılan tapu iptali istemine ilişkin olduğu, taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse da, çekişmeli parsellerin 1973 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmaları sırasında 69 nolu iç parsel olarak orman sınırları dışında bırakıldığı, uzman bilirkişi tarafından hava fotoğrafları, memleket haritası ile orman kadastro paftasının çakıştırılmasından 197 ila 201 orman sınır noktalarından geçen hatta göre çekişmeli taşınmazların güneydeki bir bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığının görüldüğü, ormanların kullanma hakkının Orman Genel Müdürlüğüne, mülkiyeti Hazineye ait olduğuna göre, mülk sahibi Hazinenin, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazlar hakkında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiasıyla dava açabileceği gibi, Orman Genel Müdürlüğünün de bağımsız dava açabileceği, diğer taraftan; çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtlarının değişir sınırlar içerdiği, dava konusu parsellerin orman içi açıklık olmasa bile vergi kaydı sınırında orman olduğundan kayıt kapsamlarının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümlerine değer verilerek belirlenmesi, Hazinenin davası parsellerin tamamına yönelik olduğundan, çoğun içinde azın da bulunduğu göz önünde bulundurularak mahkemece çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalan bölümleri hakkında davanın kabulüne karar verilmesi, tahdidin dışında kalan yerler bakımından ise 1970’li yıllara ait memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanılarak taşınmazların konumunun, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, revizyon gören vergi kayıtları uygulanarak yüzölçümü ile kapsamnın tayin edilmesi, bundan sonra elde edilecek delillerin tümünün bir arada değerlendirilerek hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda, davanın KISMEN KABULÜNE, … Köyü …mevkiinde bulunan 701 ada 64, 65 ve 69 sayılı parsellerin kadastro tesbitinin iptaliyle, 14.05.2009 tarihli fen bilirkişi krokisinde (64A) ile işaretlenen 2864,17 m2, (65A) ile gösterilen 6544,73 m2 ve (69A) ile gösterilen 1035,69 m2 ve (69B) ile gösterilen 4640,02 m2 bölümlerin orman niteliğiyle Hazine, aynı bilirkişi krokisinde (64B) ile gösterilen 16000 m2, (64C) ile gösterilen 7038,76 m2 olmak üzere toplam 23038,76 m2, (65B) ile gösterlien 6246,37 m2, (65C) ile gösterilen 6000 m2 olmak üzere toplam 12246,37 m2, (69C) ile gösterilen 10000 m2, (69D) ile gösterilen 1709,63 m2 olmak üzere toplam 11709,63 m2 bölümlerin ise tesbit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer savıyla açılan tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde seri bazda yapılıp 29.03.1973 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 04.09.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.