YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/160
KARAR NO : 2010/3309
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 27 parsel sayılı 12.030 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden fındık bahçesi niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olup zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline dair verilen kararın Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2009 gün 4549-6583 sayılı kararıyla özetle “Uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, 1960 tarihli Memleket Haritasında çalılık işaretli bölümde yeraldığı, üzerinde kısmen yabanlaşma sürecine girmiş yaşlı fındık ağaçları ile aralarında gelişen 3-10 yaşlarında orman ağaçlarının bulunduğu ve taşınmazın 6831 sayılı yasanın 1/F maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, ziraat uzmanı raporunda da eğiminin % 20 ila 60 olduğu, humus tabakası bulunduğu açıklanmıştır. Bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde … zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Diğer taraftan; taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu seri bazda yapıldığı, köyün tamamını kapsayacak şekilde bir orman kadastrosunun bu güne kadar yapılmadığı da anlaşılmaktadır.6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde A-J bendleri arasında orman sayılan yerlerin istisnaları belirlenmiştir. Bunlardan 1/F bendi “…orman sınırları dışında, her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan dağınık veya yer yer küme halinde ağaç toplulukları”nın orman sayılmayacağını öngörmekte ise de çekişmeli taşınmazın tespiti belgesizden zilyedliğe dayalı olarak yapılmıştır, herhangi bir tasarruf belgesi bulunmamaktadır. Bundan ayrı olarak; yine 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinde “funda veya makilerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerler”in orman sayılmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin karşı anlamından orman ve … muhafaza karakteri taşıyan çalılık, fundalıklarla örtülü yerlerin orman sayılacağı açıktır. Bilimsel yönden eğimi % 12’nin üzerinde olan taşınmazların … muhafaza karakteri taşıdığı kabul edildiği gibi 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesinde % 12’den fazla eğimli olan maki ve fundalık yerlerin … muhafaza karakteri taşıyacağı ve 26/j maddesinde bu tür yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu tür yerler orman rejimine girdiğinden herhangi bir nedenle orman kadastrosu sınırlarının dışında bırakılmış olması bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmaz ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırları içine de alınabilir. O halde; çekişmeli taşınmazın eğimi, eski tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu alanda kalması ve üzerindeki orman ağaçlarının varlığı gözönünde bulundurularak orman sayılan yerlerden olması nedeniyle hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekir” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir..
.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Hükmüne uyulan bozma ilamına, dosyadaki bilgi ve belgelere göre çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek … şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.