YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1611
KARAR NO : 2010/7098
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2004 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü 159 ada 132 parsel sayılı 755,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 668 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazın kontrol mühendisi A…. tarafından düzenlenen krokide (B) ile işaretlenen 599,43 m2 yüzölçümlü kesiminin 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesini değiştiren 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek kadastro tespitinin iptali ile 159 ada 145 parsel numarasıyla Hazine adına, (A) ile işaretlenen 155,82 m2 yüzölçümlü kesiminin 159 ada 132 parsel numarasıyla … adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı …, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 159 ada 132 ve 145 parseller ile 103 ila 110 … arasında kalan taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Hazine; 159 ada 132 parsel sayılı taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, 103 ila 132 … arasında kalan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, 159 ada 132 ve 145 parsellerinde davacı tarafından kullanılmadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacının davasının reddine , hazinenin davasının kabulüne, … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.968 m2 yüzölçümlü taşınmazın devlet ormanı niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, 159 ada 132 parselin kadastro tespitinin 159 ada 145 parselin niteliğinin iptal edilerek ham … niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına veorman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapılıp kadastro tespit tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1- Davacı … ve davalı … Yönetiminin; 103 ila 110 … arasında kalan ve … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.968 m2 yüzölçümlü taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece bu yer hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırı olup eksik incelemeye dayalıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği kadastro müdürlüğünden sorulmadan ve kabule göre de 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken orman niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun şekilde eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama, araştırma ve inceleme sonucu … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.968 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden bu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği kadastro müdürlüğünden sorulmalı, kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise ve taşınmaz hakkında başka dosyalarda dava var ise aynı taşınmazlara yönelik açılan davalar H.Y.U.Y.’nın 45.maddesi uyarınca birleştirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmeli, başka dosyada dava yok ve kadastro tespit tutanağı kesinleştirilmiş ise tutanak aslı, davalı şerhi verdirilerek Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmeli, şayet çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiş ise dava; orman kadastrosuna itiraz davası niteliğinde olduğundan bu yere yönelik açılan davanın reddiyle yetinilmeli, tescile yönelik hüküm kurulmamalıdır. Açıklanan durumlar gözetilmeksizin … şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı …’in 159 ada 132 ve 145 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece bu yerler hakkında yapılan araştırma , inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı … 06.11.2006 tarihli oturumda tanıklarının isimlerini bildirdiği halde mahkemece davacı tanıkları dinlenmeden ve kadastro tespit tutanağının içeriği ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımı arasında çelişki oluştuğu halde kadastro tespit bilirkişileri 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesi uyarınca resen tanık sıfatıyla dinlenmeden … şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan; 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ile kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten kadastro tespit tarihine kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazın, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların
yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip kesin olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Davacı kişi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava açtığına göre 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak, kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritaları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisi ile birlikte … fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, …, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyet/ler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazın taşlık ve ormanlık bölümlerinin imar ihyasının tamamlanmadığı düşünülerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 26/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.